Sevgililer günü ile ilgili İngilizce hikaye

En son videomda aşk ve evlilik ile ilgili İngilizce kelimeler göstermiştim.Bu videoda, o kelimeleri pekiştirmen ve günlük konuşma hızına biraz daha alışabilmen için Sevgililer Günü ile ilgili İngilizce bir hikaye anlatıyorum.

Hikayenin zamanı: Geçmiş zaman

Bahsettiğim İngilizce kelime videosu için buraya tılkayabilirsin. – Aşk ve evlilik ile ilgili İngilizce kelimeler

Buna benzer hikaye videolarına ulaşmak için ise buraya tıklayabilirsin. – İngilizce hikayeler

 

Ön bilgiler

Hikaye ile ilgili birkaç bilgiye değinmek istiyoum.Bunlar hem hikayeyi daha kolay anlamana hemde hikayede kullanılan bazı cümle yapılarını anlamanı sağlayacak.Ama önce şunu söylemek istiyorum:

Hikayeyi günlük konuşma hızında anlattım.Bu belki sana biraz hızlı gelmiş olabilir.Ama bunu hız yüzünden anlamakta sıkıntı çekiyorsan dizileri ve anadili İngilizce olan insanları anlamakta da zorlanırsın.O yüzden aşağıdaki metini iyice anlayıp hikayeyi tekrar tekrar dinlemeni tavsiye ederim.Ta ki her kelimesini anlayana kadar.Bunu her hafta çıkardığım hikayede yaparsan çok çabuk gelişirsin.

Gelelim hikayede kullanılan bazı yapılara.

Hikayede bolca “would” kelimesi kullanılıyor.”Would” kelimesinin birkaç kullanım yeri var.Geçmişten bahsetmek için kullanılabilir, koşul belirtmek için kullanılabilir veya istek ve sorularda kullanılabilir.

Bunlarla çok fazla kafanı karıştırmak istemiyorum.Sadece kalıp olarak aklında bulunsun.Hikayede geçmişi anlatmak için kullandım.Hepsine birer örnek vereyim:

  1. Guys would meet girls they like and ask them out.(Erkekler hoşlandıkları bir kızla tanışıp onlara çıkma teklifi ederlerdi.)
  2. I would play if I wasn’t sick.(Hasta olmasaydım oynardım.)
  3. Would you like to play?(Oynamak istermisin?)

Gördüğün gibi basitler.Bunları öğrenirken gidip saatlerce gramer çalışıp fiillerin tam olarak nereye geleceğini ezberlemeye çalışmanı önermem.Kalıp olarak öğrenirsen daha iyi olur.Zaten amacın grameri tamamen unutup konuşmak.Gramer düşünerek akıcı konuşaman zor olacaktır.

“Would” kelimesiyle ilgili diğer önemli bir konu konuşma dilindeki kullanımı.Vurgu would kelimesinde olmadığı sürece anadili İngilizce olan biri would demez.Örnek vereyim:

  • “I would go” cümlesini bu şekilde duyman düşük ihtimal.Konuşma dilinde genelde “I’d go” kullanılır.Bu yüzden kalıp olarak öğrenmeni tavsiye ediyorum.Zaten bunu bu şekilde duyduğunda gramer anlamını düşünüp bir sonuca varana kadar karşındaki insan paragraf bitirmiş oluyor.

Diğer kullanılan bir yapı “if” yapısı.Biliyor olabilirsin ama yinede hatılamakta fayda var.”If” eğer demek.Çok sık kullanılıyor o yüzden iyi bilmekte fayda var.Birkaç örnek vereyim.

  • If the girl was interested they would start dating.(Eğer kız ilgiliyse çıkmaya başlarlardı.)
  • If he hits me I will cry.(Eğer bana vurursa ağlarım.)

Hikayede sık kullanılan yapılar bunlar.Kafana takılan birşeyler olursa bana yorum kısmından yazabilirsin.Elimden geldiğince çabuk cevap vereceğim.

Şimdi hikayeye geçelim.

İngilizce hikaye

 

In ancient Rome everything was as usual for young people.Guys would meet girls they like and ask them out.If the girl was interested they would start dating and if everything went well they would get engaged.Eventually they would get married and have children.They would become a family.But of course It’s hard for a married man who has a family to leave his family and join wars.And so the emperor of Rome, Claudius, made a decision.

Claudius decided that the men in Rome were no longer allowed to have families.He thought that men who were single would make better soldiers.So he outlawed marriage for young men.

But there was a priest named st.Valentine who thought that this was unfair.He defied the emperor and helped young couples get married in secret.One day when he was performing a marriage (for a couple), he heard the footsteps of soldiers.The soldiers caught him before he could escape and the emperor sentenced st.Valentine to death.

Then something happened.Everyone who heard about st.Valentine started to visit him in jail.They left flowers for him.

Even the daughter of the person who guards his cell started to visit him.They sat together and talked for hours everyday.Eventually they fell in love.On the day of st.Valentines execution the daughter of the guard got a note.And on that note were written the words…From your valentine…And that was the first valentines note… ever.

 

İngilizce hikayenin Türkçesi

 

Genç insanlar için antik Roma’da herşey her zamanki gibiydi.Erkekler hoşlandıkları kızlarla tanışıp onlara çıkma teklifi ederlerdi.Eğer kız ilgiliyse çıkmaya başlarlardı ve eğer herşey yolunda giderse nişanlanırlardı.Eninde sonunda evlenip çocuk sahibi olurlardı.Bir aile olurlardı.Tabii evli bir adamın ailesini bırakıp savaşlara katılması zor.Bu yzüden Roma imparatoru, Claudius, bir karar verdı.

Claudius, Roma’daki erkeklerin artık aile sahibi olamayacağına(izin verilmeyeceğine) karar verdi. Bekar olan erkeklerin daha iyi asker edeceğini düşündü. Böylece genç erkekler için evliliği yasa dışı ilan etti.

Fakat bu kararın adil olmadığını düşünen Valentine isimli bir papaz vardı. İmparatora karşı geldi ve genç çiftlerin gizlilik içinde evlenmelerine yardım etti.Bir gün nikah kıyarken askerlerin ayak seslerini duydu.Kaçamadan onu yakaladılar ve imparator Valentine’ı ölüm cezasına çarptırdı.

Sonra birşeyler oldu.Valentine hakkındaki hikayeyi duyan herkes onu hapishanede ziyaret etmeye başladı.Onun için çiçek bıraktılar.

Hücresini koruyan nöbetçinin kızı bile onu ziyaret etmeye başladı. Hergün saatlerce oturup konuştular. Eninde sonunda birbirlerine aşık oldular. Valentine’ın infaz gününde bekçinin kızı bir not aldı.Ve o notta şu kelimeler yazılıydı… Valentine’ından…ve o not, tarihteki ilk Sevgililer Günü notuydu.

Evet hikaye bukadar.Dediğim gibi kafana takılan herhangi birşey olursa yazının altına yorum bırakabilirsin.Sonraki videolarda görüşmek üzere!

18 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. He thought that men who were single would make better soldiers.kusura bakmayın ama uc sorum var bırıncısı ordakı thought karar vermek anlamında mı 2.ordakı that ı ve 3.wouldun ordakı anlamını anlamadım cunku ne bır ıstek nede bır yapabılırdı edebılırdı gıbı bır anlam gormedım .3 unude cevaplarsanız guzel olur

    • Merhaba. Cümleyi “Bekar olan erkeklerin daha iyi asker edeceğini düşündü” şeklinde değiştirdim. Sanrım would ve thought kısımları artık sorun değil.

      That konusuna gelince, that orada “that clause” görevinde. Genelde belli fiillerden sonra çok kullanılır. Burada ne düşündüğünü bağlamak için kullanılıyor.

      Yani “He thought” ile cümlenin geri kalanını bağlıyor.

      Genelde belli fiillerden sonra kullanılır. Think de onlardan biri (Buradan listeye bakabilirsin, think ilk sırada.)

      • merhabalar.. ben de bu cümleye takıldım. anlam olarak bana hatalı geldi.
        “He thought that men who were single would make better soldiers” yerine “He thought that men who were single would be better soldiers.” olsa daha mantıklı değil mi?
        Sizin cümlede sanki “bekar olan erkekler daha iyi askerler yapar” diyor, ama “be” eklenince “daha iyi askerler olmak” anlamı daha ortaya çıkıyor gibi geldi. yorumlarınızı bekliyorum.

  2. It’s hard for a married man who has a family to leave his family and join wars.cümlesinde who has a family ailesi olan mı demek ?

    • Merhaba,

      Evet. Mesela, I know a man who has a familiy – Ailesi olan bir adam tanıyorum demek.

  3. hocam çok güzel akıcı bir hikaye için teşekkürler hangi seviye için bu daha çok ?

  4. he men in Rome were no longer allowed to have families. Bu cümlede allowed izin vermek değil mi ? niye çevirirken izin verilmedi diye çeviriyoruz?

Yorum Bırak