İngilizce hikayeler – Kemal’in İş günü

Bu videoda, İş ve ulaşım ile ilgili İngilizce kelimeler videosunda gösterdiğim kelimeleri içeren kısa bir İngilizce hikaye anlatıyorum.O videoda kullanılan kelimelerin büyük bir kısmını pekiştirmiş olacaksın.

İş ve ulaşım ile ilgili İngilizce kelimeleri anlattığım videoya ulaşmak istiyorsan bu linke tıklayabilirsin. – İş ve ulaşım ile ilgili İngilizce kelimeler

Hikayenin zamani: Geniş zaman

Buna benzer hikaye videolarına ulaşmak için bu linke tıklayabilirsin. – İngilizce hikayeler

 

Ön bilgiler

Bu hikayede kullanılan bazı yapılara değinmek istiyorum.

Geniş zaman

Hikayenin zamanı geniş zaman.

  • İşe arabayla gidiyor. (He goes to work by car.)
  • He plays football on sundays.(Pazarları futbol oynuyor.)

Şart cümleleri

Hikayede şart cümleleri yani if içeren cümleler kullaınılıyor.

  • He has many options if he didn’t have a car. (Arabası olmasaydı(if he didn’t have a car) birçok seçeneği var.)
  • He can’t play if he is sick.(Hastaysa oynayamaz.)
  • If there wasn’t any traffic, it would take him 20 minutes to get to work. (Eğer hiç trafik olmasaydı, işe gitmesi 20 dakikasını alırdı.)

Relative pronoun when

Burada when,

  • İşe gittiği zaman …
  • Eve geldiği zaman …
  • Yemek yediği zaman …

Tarzındaki cümleleri kurarken kullanılıyor.Örnek vereyim.

  • When he gets to work he quickly reviews his list of clients. (İşe gittiği zaman çabucak müşteri listesini gözden geçiriyor.)

NOT: Hikayenin son kısımlarında şöyle bir cümle var – “Once he gets home, he eats and starts to rest.”  Bu cümledeki “once” kelimesinin verdiği anlam “when” kelimesinin verdiği anlam ile aynı.Yani “Eve gittiği zaman yemek yiyip dinlenmeye başlıyor.” anlamına geliyor.

 

İngilizce hikaye

 

Kemal lives in a big city and works as a salesman and this is what his typical day looks like.He wakes up at  7 a.m and has his morning coffee at 7.15 a.m. It takes him about half an hour to completely wake up.He usually has breakfast at home but sometimes, if he’s late, he also has breakfast on the road. He leaves his house at around 8 a.m.

He goes to work by car. But he has many other options if he didn’t have a car.He can take a bus or train to work.Usually these modes of transportation are really crowded in big cities.Especially in the mornings and evenings during rush hour.Because he lives in a big city there is always traffic on the way to work.His commute time is about 2.5 hours give or take.

He hates to sit in traffic and wait.If there wasn’t any traffic, it would take him 20 minutes to get to work.This is why he is thinking of getting up much earlier every day and going to the gym before work.The gym is really close to his office so it’s very easy for him to get to work from the gym.This way he doesn’t have to waste any time in traffic.

When he gets to work he quickly reviews his list of clients.These are the people that he needs to call and make a sale. Because he is a salesman he spends half his day calling potential clients and the other half driving to existing clients and selling additional products.

He earns a commission from every sale.This means (that) he earns a certain percentage of every sale he makes.So the majority of his salary consists of the sales that he makes.If he can’t make any sales, he can’t earn much money.This is one of the reasons why Kemal is very stressed at work.Sometimes when the economy is really bad business slows down and nobody wants to buy any of the products that he’s selling.

His work day ends at 5 pm.He is extremely tired from talking to clients all day and now because of traffic he has to drive home for an hour and a half.He is thinking of doing something else during rush hour traffic and going home afterwards but he hasn’t decided what to do yet.

Once he gets home he eats and starts to rest.He has to make sales the other day and if he can’t his salary will be lower.So he needs his energy.He goes to bed at around at 11.pm

Hikayenin Türkçe çevirisi

 

Kemal büyük bir şehirde yaşıyor ve bir satıcı olarak çalışıyor ve tipik bir günü buna benziyor.Her sabah saat 7 gibi kalkıyor ve kahvesini saat 7.15’de içiyor.Tamamen uyanması yaklaşık yarım saatini alıyor.Genellikle kahvaltısını evde yapıyor ama bazen geç kalırsa yolda da kahvaltısını yapıyor.Evden saat 8 gibi çıkıyor.

İşe arabayla gidiyor.Ama arabası olmasaydı çok seçeneği var.İşe otobüs veya tirenle gidebilirdi.Genellikle bu tür ulaşım türleri büyük şehirlerde çok kalabalık oluyor.Özellikle sabahları ve akşamları işe gidiş-gelişten dolayı olan trafik sebebiyle.Büyük şehirde yaşadığı için işe gidiş esnasında hep trafik oluyor.İşe gidiş ve işten eve dönüş süresi aşağı yukarı 2.5 saat sürüyor.

Trafikte oturmaktan ve  işe gitmeyi beklemekten nefret ediyor.Eğer hiç trafik olmasaydı, işe gitmesi 20 dakikasını alırdı.Bu sebepten dolayı her sabah daha erken kalkıp işten önce spor salonuna gitmeyi düşünüyor.Spor salonu ofise çok yakın bu yüzden salondan ofise geçmek onun için çok kolay.Böylece trafikte bekleyerek boşa vakit harcamasına gerek kalmaz.

İşe gittiği zaman çabucak müşteri listesini gözden geçiriyor.Bu kişileri arayarak satış gerçeklesştirmesi lazım.Satıcı olduğu için günün yarısını olası müşterileri arayarak ve günün kalan yarısını mevcut müşterilere arabayla ulaşarak  daha fazla satış yapmaya çalışarak geçiriyor.

Her satıştan komisyon kazanıyor.Bu, her sattığı üründen belli bir yüzdeyi kazanması anlamına geliyor.Bu sebepten dolayı maaşının çoğu yaptığı satışlardan oluşuyor.Eğer satış yapamazsa pek fazla kazanamıyor.Bu Kemal’in işte stresli olmasının sebeplerinden biri.Bazen ekonomi çok kötü olunca işler yavaşlıyor ve kimse sattığı ürünleri satın almak istemiyor.

İş günü saat 5’de sona eriyor.Bütün gün müşterilerle konuşmaktan dolayı aşırı yorgun ve şimdi trafik yüzünden eve 1.5 saat araba sürmesi lazım.İşden dönüş saatlerinden dolayı trafiğin yoğun olduğu saatlerde başka birşey yapmayı düşünüyor ama ne yapacağına henüz karar vermedi.

Eve gittiği zaman yemek yiyip dinlenmeye başlıyor.Ertesi gün satış yapması lazım ve yapamazsa maaşı düşecektir.Bu yüzden yüksek enerjiye ihtiyacı var.Genelde saat 11 gibi yatıyor.

Evet hikaye bukadar.Eğer kafana takılan herhangi birşey olursa hemen bu yazının altına yorum bırakabilirsin.Elimden geldiğince çabuk cevap vereceğim.Umarım yeni birşeyler öğrenebilmişsinde ve sonraki videolarda görüşmek üzere.

31 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. this is what his typical day looks like…galiba bu whatı neden burda kullandınızı anlamadım.

    • Bu sorduğunuz İngilizce’de çok yaygın bir kalıp ve mutlaka bununla yeniden karşılaşacaksınızdır.Türkçe’ye çevirisinde what nasıl bir rol oynuyor belli olmadığı için anlamamış olabilirsiniz.Sadece what değil, söylenmek istenene göre “why” ve “how” gibi kelimeler de kullanılabilir.Birkaç örneğe bakalım,

    • This is how I play basketball.(İşte basketbolu bu şekilde oynuyorum.)
    • I hit my knee.That’s why I’m crying.(Dizimi çarptım.O yüzden ağlıyorum.)
    • This is why I am here.(Bu yüzden buradayım.)
    • This is what he does everyday.(Hergün yaptığı işte bu.)
    • This is what I bought yesterday.(Dün aldığım şey bu.)
    • Eğer birşeyin nasıl yapıldığı gösteriliyorsa genelde “how” kullanılır(ilk örnek).Eğer bir şeyin nasıl olduğu anlatılıyorsa veya yapılan şeyin ne olduğu söyleniyorsa “what” kullanılır(4.örnek ve 5.örnek).Eğer sebep belirtiliyorsa genelde “why” kullanılır.(2.örnek ve 3.örnek)

  2. He hates sitting in traffic and waiting to get to work. acaba araya neden and koydunuz bırde sitting ın orda gorevı nedır

    • Merhaba,

      Sanırım çeviri yaptığım cümledeki eksiklikten kaynaklandı problem. Şimdi cümleyi düzelttim tekrar bakabilirsiniz.

  3. videodaki anlatım ile yazılı olan hikaye de ufak farklılıklar söz konusu. yazılı anlatımda If he doesn’t make any sales, he doesn’t earn much derken videoda If he can’t make any sales, he can’t earn much money gibi.

    • Merhaba Esra,

      Evet sanırım bu hikayeyi gözden geçirmeyi unutmuşum. Dediğinden daha fazla yerlerde hata vardı.Şimdi bütün hataları düzelttim. Bu gün bütün hikaye videolarını tekrar kontrol edeceğim ve eğer varsa bütün hataları düzelteceğim.

      Çok teşekkür ederim uyardığın için. İyi çalışmalar.

  4. He wakes up at 7 a.m and has his morning coffee at 7.15 a.m. has neden orda iki cümleyi bağlamak için mi ?

    • Hayır burada has fiil görevinde ve içmek anlamında kullanılıyor. Eğer orada has olmasaydı kahveyle ne yaptığını bilemeyecektin. Örnek vereyim,

      He has his breakfast at 7 a.m – Kahvaltısını 7’de eder demek.
      He has his morning coffee at 7 a.m – Sabah kahvesini sabah 7’de içer demek.

      Burada kahvaltıyı “etmek” ve kahveyi “içmek” anlamını “has” kelimesi katıyor.

      Eğer yazdığın cümlede has yerine “throws” yazsaydın, “Sabah 7’de kahvesini atar” anlamına gelirdi.
      Eğer has kelimesini kaldırırsan bir eksiklik olur. Kahveyle ne yaptığını bilemezsin çünkü cümlede fiil olmaz.

    • Hayır. Aşağı yukarı veya yaklaşık anlamına gelir. It will take 5 minutes give or take – Aşağı yukarı 5 dakika sürer demek.

    • Merhaba,

      Menüden “İngilizce hikayeler” kısmına tıkladığında diğer hikayelerime ulaşabilirsin.

  5. Telaffuzun süper… Eğitimi nerde aldın? Türkiye’de böyle ingilizce konuşabilen çok az insan var!

  6. 1. His commute time is about 2.5 hours give or take.

    şimdi burada commute iş ve ev arasında gidip gelme, give or take aşagı yukarı demek o cümlede zaten about varken bu give or takekin kullanılmasını anlamadim ve sürme kelimesini bulamadı

    2. hazirlamiş oldugunuz hikayeler yds formaatındamı yoksa sokak ağzı dedigimiz kelimelerdenmi oluşma cevaplarsanız sevinirim tesekürler

  7. cok iyisin fakat biraz daha yavas anlatmayi denemelisin.cunku kendi adima soyliyim takip ederken telafuzlari anlamakta gucluk cekiyorum.. 🙂 tesekkurler…

  8. bu hikaye çok iyi fakat geniş zaman yazıyo siz şimdiki zamanmış gibi kullanmışsınız türkçesinde

  9. Tesekkurler.video ve hikayelerinizden cok faydalandim.gordugum herkese de tavsiye ediyorum.

  10. öncelikle videolarından ve maillerinden faydalanıyorum çok yararlılar yalnız bizim gibi yolun başındaki insanları için biraz daha yavaş olsa daha iyi olur teşekkürler

  11. acıl yardım ısteyebılırmıyım lutfen 11.sınıfım ıngılızce performans ders kıtabı sayfa 30 adam karakterı ıle ılgılı hıkaye yazılcak lutfen ornek bır tane verır mısınız hıkayenın basını ben sıze verım Adam was a poor little boy.He used to live in a small house with his big family. He couldnt attend school regularly because he had to work and support his family… bu hıkayenın devamı lazım lutfen acıll…

Yorum Bırak