Truth, real ve reality (Hangi kelime gerçek veya doğru?)

Truth, real ve reality. Bu üç kelime de “gerçek” anlamına gelebiliyor. Peki hangi durumlarda hangi kelimeyi kullanmalıyız.

Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

Mesela, “Kendinden emin gözüküyordu, ama gerçekte korkuyordu.” derken truth mu kullanılmalı, real mı kullanılmalı yoksa reality mi kullanılmalı?

Veya “Bana gerçeği söyle.” cümlesinde hangi kelimeyi kullanmalıyız. Truth mu, real mı yoksa reality mi?

Peki ya “Bu gördüklerim gerçek mi?” cümlesinde hangi kelimeyi kullanmalıyız?

Bu dersimizde bu üç kelimenin anlamlarını ve hangi durumlarda kullanıldığını inceleyeceğiz. Böylece yazının sonunda hangi kelimeyi hangi durumlarda kullanman gerektiğini öğrenmiş olacaksın.

Her zamanki gibi kelimelerin anlamlarıyla başlayalım. Bu 3 kelime de gerçek anlamına geliyor. Ancak aralarında ince farklar var.

Truth kelimesi “söylenen bir gerçek” anlamına geliyor. Kısaca truth, yalanın tersi.

Örneğin “Bana doğruyu söyle.” veya “Bana gerçeği söyle.” cümleleri “Tell me the truth.” şeklinde ifade edilir

  • Gerçeği bilmek ister misin?
  • Do you want to know the truth?

Burada da yalan olan değil gerçek olan ifade edildiği için “truth” kullanıldı


  • I found out the truth.
  • Gerçeği öğrendim.

Burada “found out” bir phrasal verb verb ve “öğrenmek” anlamına geliyor.

Peki, “real” kelimesi hangi durumda kullanılır, şimdi ona bakalım.

Real kelimesi de gerçek anlamına geliyor. Ancak bu söylenen bir sözün yalan mı gerçek mi olduğunu belirtmiyor

Bir şeyin sahte değil gerçek olduğunu, bir şeyin kandırmaca olmadığını ve bir şeyin var olduğunu belirtir.

Örneğin “Bu elmas gerçek.” ifadesi “This diamond is real.” şeklinde söylenir. Burada sahte olmayan bir şeyden bahsediyoruz.

  • Mert bu karakterin gerçek olduğuna inanıyor.
  • Mert believes this character is real.

Burada real bir şeyin yine gerçek olduğunu, gerçekten var olduğunu ve uydurma veya sahte olmadığını belirtiyor.


  • Bu gerçek mektup.
  • This is the real letter.

Burada da yine sahte olmayan, gerçek olan mektubu belirtmiş oluyorum.

Son olarak “reality” kelimesine bakalım. Bu kelime fizik kuralları ve dünyamızın değişmez kuralları  gereği gerçek olan bir şeyi belirtir. Bunu “hakikat” gibi düşünebilirsin.

Mesela “Kolay olacağını düşündüm ama gerçekte çok zordu.” cümlesine bakalım. Burada benim kafamda olan bir fikrin hakikatini belirtiyorum. Bu durumda “reality” kelimesini kullanmam gerekir.

“I thought that it would be easy, but in reality, it was very hard.”


  • Dünyamızın gerçekleri bunlar.
  • These are the realities of our world.

Yine burada da kafamızdaki fikirden ziyade gerçekte olan bir şeyden bahsediyoruz. Bu yüzden “These are the realities” yani “gerçekler bunlar” diyoruz. Of kelimesi ise burada gerçeklerin dünyaya ait olduğunu belirtiyor.


Mesela “Realities of our time” deseydim “Zamanımızın gerçekleri” demiş olurdum.

Son olarak “Sanal gerçeklik” ifadesi de “Virtual reality” şeklinde söylenir. Burada da kendi kuralları olan başka bir gerçeklikten bahsettiğimiz için “reality” kelimesini kullanılıyoruz.

Özetle, söylenen bir ifade gerçekse yani yalan değilse truth kullanılır.

  • Tell me the truth.
  • Bana gerçeği söyle.

Eğer bir şey sahte değil de gerçekse veya bir şeyin gerçekte var olduğunu söylüyorsan, real kullanılır.

  • Bu elmas gerçek.
  • This diamond is real.

Son olarak, bir şey fizik kuralları içerisinde gerçekse ve değiştirilemezse, reality kullanırız.

  • These are the realities of our world.
  • Bunlar dünyamızın gerçekleri.

Evet, artık real, truth ve reality kelimelerini ve bu kelimeler arasındaki farkları biliyorsun. 🙂

Unutma, konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

Yorum Bırak