Go the extra mile | Leave no stone unturned (azim ve çaba kalıpları)

Bu hafta çok çalışmak ve çaba göstermek ile ilgili iki kalıba bakacağız : to go the extra mile ve to leave no stone unturned. Böylece sen de bu yazının sonunda azimle ilerlemekle ilgili sıkça kullanılan bu iki kalıbı rahatlıkla kullanabileceksin.

Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

Kalıpların anlamlarıyla başlayalım. Bu iki kalıp da çok çalışmak ile alakalı kalıplar ve anlamlarından da kullanışlarını biraz tahmin edebiliyoruz.

Önce “To go the extra mile” ifadesine bakalım. “mile” kelimesi “mil” anlamına geliyor. 1 mil de 1.5 kilometelik bir mesafeden biraz fazla.

Dolayısıyla to go the extra mile, “extra mili gitmek” anlamına geliyor. Bu ifade, senden beklenen bir şeyi fazlasıyla yapman anlamına eliyor

Mesela, senden günde 2 saat çalışman bekleniyorsa, to go the extra mile, 3 saat çalışmak olabilir.

Veya hedefine ulaşmak için günde 1 saat spor yapıyorsan, to go the extra mile, kendini zorlayıp biraz daha fazla spor yapman, mesela günde 1.5 saat spor yapman olabilir.

Hemen birkaç örnek cümleye bakalım.

  • If you want to succeed in this job, you have to go the extra mile.
  • Eğer bu işte başarılı olmak istiyorsan, gerekenden gazla çalışmalısın.

“Have to” burada cümleye zorunluluk anlamı katıyor. “You have to go the extra mile” ise “gerekenden veya beklenenden fazla çabalamalısın” demek.


  • We need to go the extra mile to finish this project on time.
  • Bu projeyi vaktinde bitirmek için gerekenden fazla çalışmalıyız.

“We need to go the extra mile”, “gerekenden veya beklenenden fazla çaba göstermeliyiz/fazla çalışmalıyız” anlamına geliyor. Bunu “ekstra mesafe gitmeliyiz” gibi de düşünebilirsin.


  • He is successful because he always goes the extra mile.
  • O başarılı çünkü her zaman ondan beklenenden fazlasını yapar.

To go the extra mile ifadesine benzeyen bir başka ifade ise “to leave no stone unturned” kalıbı. “unturned” ifadesi “döndürülmemiş veya çevrilmemiş” anlamına geliyor. “Stone” kelimesi de “taş” demek.

Kalıp “çevrilmemiş taş bırakmamak” demek ve bu ifade “her yolu denemek” anlamına geiyor. Bunu “çalınmamış kapı bırakmamak” gibi de düşünebilirsin.

Birkaç örnek cümleye bakalım.

  • We will leave no stone unturned.
  • Denemediğimiz bir şey kalmayacak.

  • He is successful because he practices every day and leaves no stone unturned.
  • O başarılı çünkü her gün antrenman yapar ve denemediği bir şey kalmaz.

  • She leaves no stone unturned when it comes to getting a job.
  • İş bulmak konusunda çalınmadık kapı bırakmıyor.

Evet, artık to go the extra mile ve to leave no stone unturned ifadelerinin anlamlarını ve hangi durumlarda kullanıldığını biliyorsun.

Unutma, konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

2 Yorum Kendi yorumunu ekle

Yorum Bırak