Get used to | Be used to | Used to – Nasıl kullanılır?

“I used to play tennis.” mi doğru yoksa “I’m used to play tennis.” mi? Peki ya “I got used to playing tennis.”? Bu cümleler ne anlama gelir?

Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

Used to karşına 3 farklı şekilde tekrar ve tekrar çıkacak.

  • He is used to the heat.
  • He got used to the heat.
  • He used to play football.
  • He is used to playing football.

gibi cümleler göreceksin.

Ne zaman am is are kullanman gerektiğini, get kelimesinin kattığı anlamı, ne zaman fiil kullanman gerektiğini ve ne zaman bu fiilin -ing eki alması gerektiğini bilmen için, öncelikle “used to” kalıbının iki farklı kullanımına hakim olmalısın.

Used to temelde iki şekilde kullanılır ve kullanıma göre anlamı değişir.

Be used to ve Used to. Bu iki temel kullanma hakim olduktan sonra get used to kalıbını anlamak da oldukça kolay oluyor.

Be used to

Be fiili “olmak” anlamına gelir. Be used to da “alışkın olmak” anlamına gelir. 

Bu anlama geldiği için de “neye” alışkın olduğunu belirtmen gerekir. 

Mesela, “I am used to the rain.” cümlesinde bakalım. Burada “rain” yağmur ve “be used to” da alışkın olmak anlamına geliyor. Bu nedenle de cümle “Yağmura alışkınım.” demek. 

Burada “am” aslında be fiili ve özne “I” olduğu için bu hali aldı. Eğer özne “he” olsaydı, “He is used to the rain.” ve özne “they” olsaydı “They are used to the rain.” demen gerekirdi.

Birkaç örnek cümle inceleyelim.

  • He is used to the noise.
  • Sese alışkın. 

Yine burada “be fiili” yani “is” kullandık ve neye alışkın olduğunu belirttik. Sese alışkın

  • We are used to this work.
  • Bu işe alışkınız. 

Burada “we” dediğimiz için be fiili are oldu.

  • I am used to this office.
  • Bu ofise alışkınım.
  • They are used to the heat.
  • Sıcağa alışkınlar.

Bu cümlelerin hepsinde am is are yani be fiili ile birlikte used to kullandık. Bunu yaptığımızda “alışkın olmak” anlamı oluyor ve arkasından “neye” alışkın olduğunu belirtmelisin. 

Peki, ya “futbol oynamaya alışkınım, oturmaya alışkınım veya ayakta durmaya alışkınım” demek istersen?

İşte bu durumda play, sit ve stand gibi fiillere -ing ekini getirmelisin. Bunu yaptığında fiili isimleştirmiş oluyorsun ve böylece be used to kalıbı ile kullanılabilir hale getiriyorsun.

Mesela “I am used to sitting.” cümlesi “Oturmaya alışkınım.” demek. Burada “I am used to sit.” demek hatlı oluyor. Mutlaka -ing eki ile fiil isimleştirilmeli.

Olumsuz cümle kurmak istersen de am not, is not ve are not kullanman yeterli. Birkaç karışık örneğe bakalım.

  • They are used to working hard.
  • Çok çalışmaya alışkınlar.
  • He isn’t used to studying a lot.
  • Çok ders çalışmaya alışkın değil. 

Burada “isn’t” yani “is not” kullanarak cümleyi olumsuz kurduk.

  • We aren’t used to standing.
  • Ayakta durmaya alışkın değiliz. 

Burada “aren’t” yani “are not” kullanarak cümleyi olumsuz kurduk.

  • She is used to drinking black coffee.
  • Filtre kahve içmeye alışkın.

Kısaca, “be used to” kalıbı “alışkın olmak” anlamına gelir ve arkasından bir isim ya da filin -ing eki almış hali gelir.

Get used to 

Bu kalıbın farklı ve kullanışlı bir çeşidi daha var. Her şeyi aynı bırakıp sadece “be” fiili yani am, is, are yerine “get” fiilini kullanırsan, alışkın “olmak” değil “alışmak” anlamını vermiş olursun.

Get fiilini burada geçiş belirten bir kelime gibi düşünebilirsin ve bunu get fiilinin ilk iki harfinden hatırlayabilirsin. Get burada geçiş belirtir. Örnekle daha iyi gösterebilirim.

Mesela;

“You get used to the heat.” cümlesin bakalım. Bu cümle “Sıcağa alışıyorsun.” anlamına gelir. Get kelimesi sıcağa alışkın olmamama durumundan sıcağa alışkın olma durumuna geçişi belirtiyor.

Veya “You get used to studying every day.” cümlesi “Her gün ders çalışmaya alışıyorsun.” demek. Yine burada get kelimesi “çalışmaya alışkın olmama” durumundan “çalışmaya alışkın olma” durumunu belirtiyor.

Get kelimesinin ikinci hali olan “got” ile geçmiş zaman anlamını veya “will get” kullanarak gelecek zaman anlamını da verebilirsin. Birkaç karışık örneğe bakalım.

  • They got used to working hard.
  • Çok çalışmaya alıştılar. 

Burada got, get kelimesinin ikinci hali ve o yüzden cümlenin geçmiş zaman anlamı oluyor.

  • You will get used to the train’s speed.
  • Trenin hızına alışacaksın. 

Burada ise “will get” kullandığımız için gelecek zaman anlamı oluyor.

  • I got used to working here.
  • Burada çalışmaya alıştım. 

Got kullanıldığı için cümle geçmiş zamanda

  • She will get used to her desk.
  • Çalışma masasına alışacak. 

“will get” kullandığımız için cümle gelecek zamanda oldu.

Olumsuz cümle kurmak için, geçmiş zamanda cümleler için didn’t get, geniş zamandaki cümleler için don’t get ve gelecek zamanda cümle kurmak için won’t get kullanabilirsin.

  • I didn’t get used to my desk.
  • Masama alışamadım.
  • You don’t get used to this.
  • Buna alışmıyorsun.
  • We won’t get used to working this hard.
  • Bu kadar çok çalışmaya alışmayacağız.

Used to

Peki ya “be used to” veya “get used to” değil de sadece “used to” kullanırsak. Bu durumda anlam değişir mi? 

Cevap evet. Anlam önemli bir şekilde değişir.

Used to kalıbı tek başına “önceden yapılan ama artık yapılmaya eylemleri” belirtmek için kullanılır.

Mesela “I used to run every day.” cümlesi “Önceden her gün koşardım. (ama artık koşmuyorum)” anlamına gelir. 

Burada önceden yapılan bir eylem belirtildiği için fiilin birinci hali kullanılmalı.

Birkaç örneğe bakalım.

  • He used to study every day.
  • Önceden her gün ders çalışırdı. (artık çalışmıyor). 

Burada used to kalıbından sonra study fiilini getirdik. Be used to ve get used to kullanırken isim veya isimleşmiş fiil yani fiilin -ing eki almış halini kullanıyorduk.

  • They used to play tennis together.
  • Önceden birlikte tenis oynarlardı.
  • We used to talk everyday.
  • Önceden her gün konuşurduk.
  • I used to wake up early.
  • Önceden erken uyanırdım.

Peki olumsuz olarak nasıl cümle kurabiliriz?

Bu cümleler geçmiş zamanda olduğu için “didn’t” diyerek did yardımcı fiilini kullanmamız lazım.

Mesela;

  • We didn’t use to play tennis every day.
  • Önceden tenis oynamazdık. 

Bu cümlede gözüne bir şey çarptı mı? Çarpmadıysa cümleye yakından bakmanı istiyorum. Özellikle “use” kelimesine.

Olumlu cümlelerde used to dedik fakat olumsuz cümle kurarken “used” değil “use” kullandık. Neden?

Bunu sebebi “did” yardımcı fiili. Normalde olumlu cümlede “used” fiilin ikinci hali olarak kullanılıp geçmiş zaman anlamını katıyor.

  • I used to walk everywhere.
  • Önceden her yere yürürdüm.

Ama olumsuz cümle kurarken geçmiş zaman anlamını vermek “did” yardımcı fiiline kalıyor. Bu yüzden used diyerek geçmiş zaman anlamını vermek zorunda kalmıyoruz.

  • I didn’t use to walk everywhere.
  • Önceden her yere yürümezdim.
  • We didn’t use to meet this much.
  • Önceden bu kadar buluşmazdık.
  • She didn’t use to work this hard.
  • Önceden bu kadar çok çalışmazdı.
  • They didn’t use to like each other.
  • Önceden birbirlerini sevmezlerdi.
  • You didn’t use to know these things.
  • Önceden bu şeyleri bilmezdin.

Özet

Be used to : Bir şeye alışkın olmak anlamına gelir. Arkasından bir isim veya fiilin -ing eki almış hali gelir.

Get used to : Bir şeye zamanla alışmak anlamına gelir. Get kelimesinin anlamını burada bir geçiş belirtmek gibi düşünebilirsin ve “ge” harflerinden bunu aklında tutabilirsin. Yine arkasından bir isim veya fiilin -ing eki almış hali gelir.

Used to : “eskiden yapılan ama artık yapılmayan eylemleri” belirtmek için kullanılır. Arkasından play, sit, stand” gibi fiilin yalın hali gelir.

Tebrik ederim. Artık used to, be used to ve get used to arasındaki farkları bilmekle beraber bu kalıpları nasıl kullanacağını da öğrendin!

6 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. Emekleriniz için teşekkür ederim. İngilizce öğrenmeye başlayanlara ve geliştirmek isteyenlere çok yararlı olacağını düşünüyorum.

  2. Konuyu çok net ve çok anlaşılır bir şekilde anlatmışsınız. Teşekkürler.

Yorum Bırak