Çoğul Kelimeler: İsimler ne zaman ve nerede çoğul yapılmalı? (Part-1)

İngilizce konuşurken isimleri çoğul yapmanın kuralları Türkçe’ye göre biraz farklı ve bu nedenden dolayı bazen temel hatalar yapılabiliyor. Örneğin Türkçe konuşurken “3 kalemi var” deriz ancak İngilizce’de bu cümle “He has 3 pens (3 kalemleri var)” şeklinde söylenir. Bu seride kelimeleri çoğul yaparken dikkat etmen gereken en önemli noktaları göstereceğim.

Konuyla ilgili ücretsiz PDF dosyasını indirmek için, linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =) 

Bu iki bölümlük seride temel ama çok önemli bir nokta üzerinde duracağız: Çoğul kelimeler.

İngilizce’de isimlerin çoğul olduğu durumlar Türkçe’ye göre biraz farklı ve bunları bilmediğinde hata yapma ihtimalin artıyor. Ama merak etme. Bu iki bölümlük serinin sonunda dikkat etmen gereken en önemli noktaları öğrenmiş olacaksın.

Bu yazıda “çok” ve “tüm” anlamı veren kelimelerin İngilizce’de isimleri nasıl etkilediğini inceleyeceğiz.

İngilizce’de kelimenin ne zaman çoğul olacağı Türkçe’ye göre biraz farklı. Örneğin Türkçe konuşurken “3 çantam var” diyoruz fakat bu İngilizce’de “I have 3 bags” yani “3 çantalarım var” şeklinde söyleniyor.

Veya “Çok kalemi var” cümlesi yine İngilizce’de “Çok kalemleri var” yani “He has a lot of pens” şeklinde söyleniyor.

Bunun gibi durumlar yüzünden de bu alanda hata yapma ihtimali yüksek olabiliyor.

İngilizce’de bir kelimeyi çoğul yapıp yapman gerektiğini anlaman için basit bir mantık var. Kelimeyi söylediğinde, aklında bir adet nesne mi canlanıyor, yoksa birden çok mu?

Eğer birden çok nesne canlandıysa, kelimenin ardından gelen isim çoğul olmalı demektir. Ve hangi durumda çoğul yapman gerektiği konusunda kafan karıştığında bu kural işine yarayacaktır.

Hemen isimleri çoğul yapman gereken en yaygın durumlara bakalım.

İlk bilmen gereken noktalardan biri “çok” kelimesi. Türkçe’de “çok arabalarım” var denmediği halde, İngilizce’de bu şekilde “birden fazla şeyden” bahsedilen durumlarda isimler çoğul yapılıyor.

İngilizce’de “çok” veya “çok fazla” anlamına gelen birkaç kelimeyi inceleyelim. İlk olarak “a lot of” ifadesine bakalım. Bu ifade kendisinden sonra gelen ismi çoğul yapıyor.

“Burada çok fazla kalem var.” cümlesinde Türkçe’de “çok fazla” denmiş olmasına rağmen, kalem tekil kalıyor ve “Çok fazla kalemler var.” denmiyor. Ancak İngilizce’de “There are a lot of pencils.” yani “Çok fazla kalemler var” deniyor. Birkaç örneğe bakalım.

  • I have a lot of bags in my closet.
  • Dolabımda çok çanta var.

  • That place has a lot of fun toys.
  • Orada çok fazla eğlenceli oyuncak var.

  • A lot of people don’t think like you.
  • Birçok insan senin gibi düşünmüyor.

Bir diğer “çok” anlamı veren kelime ise “many”. Bu kelime de kendinden sonra gelen ismi çoğul yapıyor. Çünkü yine, tek olan bir şeyden değil, birden fazla olan şeylerden bahsetmek için kullanılıyor.

  • I have many memories of this place.
  • Bu yer ile ilgili çok hatıram var.

  • She said that she has many visitors.
  • Çok ziyaretçisi olduğunu söyledi.

  • They have many desicions to make.
  • Verecekleri çok karar var.

Evet, bunlar “çok” anlamına gelen ve Türkçe’den farklı olarak, kendilerinden sonraki ismin çoğul olmasına neden olan kelimelerdi.

Şimdi de “some, a few, a couple, a number of” gibi “biraz veya birkaç” anlamına gelen kelimelere bakalım. “Biraz” ya da “birkaç” dendiğinde de akla “bir adet” gelmiyor. İşte bu yüzden sonrasında gelen sayılabilir isimler çoğul oluyor. Hemen birkaç örnek inceleyelim.

  • I had a few tissues with me.
  • Yanımda birkaç peçete vardı.

  • She had some ideas in her head.
  • Kafasında birkaç fikir vardı.

  • A couple of cats came in.
  • Birkaç kedi içeri girdi.

  • They say there were a number of kids there.
  • Söylediklerine göre orada birkaç çocuk varmış.

Son olarak “tüm veya hepsi” kelimelerinde de isim yine çoğul yapılır. Bu Türkçe’de de aynı olduğu için hatırlaması biraz daha kolay.

“İnsanların hepsi” ya da “tüm kediler” gibi ifadelerde, kendilerinden önce ve sonra gelen kelimeler hep çoğul oluyor. İngilizce’de de aynı şekilde, bu kelimelerden sonra gelen isimler daima çoğul oluyorlar.

“Hepsi” veya “tümü” anlamına gelen “all – all of” ifadeleri ile birkaç örneğe bakalım.

  • I thought of all the reasons.
  • Tüm sebepleri düşündüm.

  • All of the dogs vanished.
  • Köpeklerin hepsi kayboldu.

  • Did you see all the flowers?
  • Tüm çiçekleri gördün mü?

Evet, artık “çok”, “birkaç” ve “tüm” anlamını veren kelimelerden sonra isimlerin çoğul kullanımını biliyorsun. Böylece sen de cümle kurarken bu kelimeleri rahatlıkla hatasız kullanabileceksin.

Konuyla ilgili örneklerin de olduğu ücretsiz PDF dosyasını bu linke tıklayarak indirmeyi unutma. =) 

9 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. Öncelik ile Merhabalar
    Aklıma takılan, ufak lakin özünde külfet getiren detay var,
    İngilizce cümle kurma ve kurulan cümlenin birebir Türk’çe karşılığı budur dediğimiz, ama görünenin aksine durumun göründüğü gibi olmadığını düşündüğüm detayı sizinle paylaşmak isterim.
    I=Ben, You=Sen, Know=Bilmek, Go=git, ing=Yor ekini verir, Will=Ecek Acak ekini verir, Was=Dım Dim Dum ekini verir, Şimdi Birkaç Basit cümle kuracağım ve bunların doğruluğunu benim ve benim gibi araştıran kardeşlerimiz içinde detaylıca cevaplar iseniz sevinirim
    I Know=Biliyorum (Türkçe karşılığını yanlış olarak değerlendirdiğim)
    I don’t know=Bilmiyorum (Türkçe karşılığını yanlış olarak değerlendirdiğim)
    I Know=Bildim (Türkçe karşılığını doğru olarak değerlendirdiğim)
    I Knowing=Biliyorum (Türkçe karşılığını doğru olarak değerlendirdiğim)
    I don’t know=Bilemedim (Türkçe karşılığını doğru olarak değerlendirdiğim)
    I don’t knowing=Bilemiyorum Türkçe karşılığını doğru olarak değerlendirdiğim)
    Diyeceksinizki neden böyle bir yargıya vardınız, sebebi aşağıya yazacaklarımı referans yani baz almaktan kaynaklanıyor
    I was knowing=Biliyordum, I will know=Bileceğim,
    I wasn’t knowing=Bilmiyordum, I will not know=Bilmeyeceğim
    Çünkü Dil yaşayan bir varlıktır, temel ifade gibi 2 veya 3 kelimenin bir araya geldiği basit cümlelerde dahi masum gibi görünen hataları göz ardı edecek olur isek, Bir dili dil yapan ve kelimelere eklenen, eklerin dil üzerindeki en büyük rolünü veya değerini anlayamayız, ( Tarzan’ca diye ifade ettiğimiz, ingilizce bize yeter’de artar bile zihniyetini güdecek olur isek, 3 ayaklı sandalyede oturup, yemek masasından elimize yüzümüze yemek bulaştırarak yimemize benzer )

    Şimdiden değerli cevaplarınız ve yorumlarınız için teşekkürler

    • Merhaba,

      Tavsiyem bu şekilde sadece birkaç kelime ve temel bilgiye göre çevirileri değerlendirmemeniz. Böyle yaptığınızda, yukarıda olduğu gibi hatalı sonuçlar oluşacaktır.

      Cümle kurarken, cümlenin anlamına katkı sağlayan zamanlar, yardımcı fiiller, stative verbler ve buna benzeyen bir çok etken var. Örneğin “know” fiili bir stative verb.

      Stative verb olduğu için de “I am knowing”, “I was knowing”, “I wasn’t knowing” gibi ifadeler hatalı be bunların çevirilerinden söz etmemiz yanlış olacaktır.

      Yine stative verb olduğu için “I know” ifadesinin çevirisi “biliyorum” olacaktır ve bu doğru bir çeviri.

      Bunun dışında, dilden dile olan değişimler yüzünden çoğu durumda tam anlamı yansıtacak şekilde çeviri yapmak hatalı sonuç verecektir.

      Örneğin “Kafadan attım” ifadesini “I threw from my head” şeklinde çevirisi yapılırsa, kimse anlamayacaktır.

      Kısaca, cümle kurarken ve çeviri yaparken bir çok durumu göz önüne almanız gerekiyor 🙂

  2. Tesekkurler ve Kivanc bey’in yorumu beni de ara da cikmaza sokan durum.Turkce dusunmekden kurtulamiyorum.

  3. Çoğul ifadelerde hangi çoğul ifadeyi kullanacağımızı söyler misiniz? Mesela; some, a few, a couple, a number of neye göre cümlede yer alıyorlar.

Yorum Bırak