Bu iki ifade ne anlama gelir?

Bu dersimizde günlük hayatta kullanılan iki ifadeyi inceleyeceğiz. To be onto something ve to be into something.

Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

Her şeyden önce bu iki kalıbın anlamına bakalım. Aralarındaki fark “into” ve “onto” kelimeleri

 “in” kelimesi “içinde” anlamına geliyor. Bahçe, şehir, ülke gibi belli sınırları olan bir yerin içinde olduğunu belirtmek istediğinde “in” kullanılır.

“On” ise yüzeyle temas edecek şekilde “üzerinde” demek. Mesela bu zil şu anda masanın üzerinde ve masayla temas ediyor. Bunun için “the bell is on the table” diyebiliriz.

“into” kelimesi ise dışarıdan içeriye girmek demek ve dışarıdan içeriye geçişi belirten bir edat.

“onto” da buna benzer şekilde “üzerine” demek. Yani bir şeyi bir yüzeyin üzerine koymak anlamındaki geçişi belirtiyor. Mesela tavanın üzerine yağ dökmek İngilizcede “pouring oil onto the pan” anlamına gelir.

Özetle, “into” ifadesi “içine” demek. “Onto” ifadesi ise “üzerine” demek.

Into ve onto ifadelerini öğrendikten sonra şimdi kalıplarımıza daha yakından bakmaya hazırız. Bu kalıplar mecaz anlamlı ifadeler ancak “into” ve “onto” ile alakalılar.

“To be into something” ifadesi “bir şeyle çok ilgilenmek” anlamına  geliyor. Bunu, bir ilgi alanının içinde olmak ve gittikçe o alanla daha çok ilgilenmek gibi düşünebilirsin.

Bir örnek üzerinden daha iyi gösterebilirim.

Mesela “I’m into playing the guitar” dersem “Gitar çalmaya karşı ilgim var” demiş olurum.

Kısaca “into” içine demek olduğu için, burada gitar çalma dünyasını içine git gide daha fazla girdiğimi düşünebilirsin. Kısaca, gitar çalmakla ilgileniyorum.

Veya “I’m into basketball” dersem “Basketbol ile çok ilgiliyim” demiş olurum. Yine bunu “basketbol dünyasının içinde ilerliyorum” gibi düşünebilirsin.

Özetle “to be into (something)” ifadesi “bir şeyle ilgilenmek veya o şeye karşı ilgi duymak, o şeyi sevmek” anlamına gelir. “Something” yerine sevdiğin şeyi getirmen yeterli.

  • He is really into swimming.
  • Yüzmeye gerçekten çok ilgi duyor.
  • I am really into this band’s music.
  • Bu grubun müziğinden çok hoşlanıyorum.
  • They are really into studying.
  • Ders çalışmaya çok ilgililer.
  • I’m really into cooking.
  • Yemek yapmakla çok ilgiliyim.

Bazen bu kalıpların kişiler için de kullanılabildiğini göreceksin.

Mesela “She is into Mert” cümlesi “Mert’ten hoşlanıyor” demek.

 Veya “They are into each other” cümlesi “Birbirlerinden hoşlanıyorlar” demek.

Harika. Şimdi “to be onto something” kalıbına bakalım. Bu kalıp “to be into something” kalıbından biraz farklı.

“To be onto something” kalıbı önemli bir keşif yapmanı sağlayacak bilgiye ulaştığını belirten bir kalıp.

Türkçe konuşurken de buna benzer ifadeler kullanabiliyoruz. Mesela “bir şeyin üzerine parmak basmak” derken “bir soruna dikkat çekmek, bir sorunu gözler önüne sermek” demiş oluyoruz.

“to be onto something” kalıbında da bir keşif yapmamızı sağlayacak bilginin üzerine geliyoruz/ona ulaşıyoruz. Bunu “keşif için doğru yolda olmak” veya “büyük bir keşif için doğru adımları atmış olmak” gibi de düşünebilirsin. Birkaç örnek üzerinden bakalım.

Mesela “You might be onto something here” cümlesi “Burada bir şey keşfetmiş olabilirsin” veya “Doğru yolda olabilirsin” demek.

  • After the tests, we realized that we were onto something.
  • Testlerden sonra doğru yolda olduğumuzu anladık.
  • We were onto something back then.
  • O zamanlar bir şeyler keşfetmek üzereydik/doğru yoldaydık.

To be onto something kalıbı, “To be onto someone” şeklinde kişiler için de kullanılabiliyor.

Mesela şu cümleye bakalım:

  • The police are onto him

“To be onto someone” ifadesi “birinin yaptığı bir şeyi keşfetmek” anlamına geliyor. Genelde böyle bir şeyin keşfedilme sebebi de o kişinin illegal veya yasak olan şeyler yapıyor olması.

Bu nedenle “to be onto someone” ifadesi “birinin illegal/yasak bir şey yaptığını farketmek” anlamına geliyor.

  • The police are onto him.
  • Polis onu farketti/Polis onun peşinde.

Veya “The council is onto me” cümlesi “Konsey peşimde” demek.

Kısaca, yaptıklarımı keşfettiler ve beni inceliyorlar anlamına geliyor.

Evet harikasın. Çabukcak kalıpları tekrar özetleyelim.

To be into something Bir şeyle çok ilgilenmek.

  • I’m into dancing.
  • Dans etmeyle ilgileniyorum.

To be into someone Biriyle çok ilgilenmek/birinden hoşlanmak

  • I’m into Ceren.
  • Ceren’den hoşlanıyorum.

To be onto something Önemli bir keşif yapmanı sağlayacak bilgiye ulaşmak

  • The team is onto something here.
  • Ekip burada bir şeyler buldu/Ekip doğru yolda ilerliyor.

To be onto someone İllegal/yasak şeyler yapmış olan birinin peşinde olmak

  • The police are onto him.
  • Polis onun peşinde.

Evet, artık “To be into someone/something” ve “To be onto someone/something” kalıplarını biliyorsun.

Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

4 Yorum Kendi yorumunu ekle

Yorum Bırak