İngilizce’de “Supposed To” kalıbının kullanımı

Bu videoda, İngilizce’de mutlaka bilinmesi gereken “supposed to” kalıbını örneklerle birlikte detaylı olarak gösteriyorum. Aynı zamanda “had to” kalıbıyla arasındaki farklara da değiniyorum.

Videoda bashettiğim ve tüm kalıpları, özet açıklamaları ve örnekleri içeren dosyaysı indirmek için buraya tıklayarak e-posta adresini girmen yeterli.

İngilizce’de “I was supposed to”, “Yapmam gerekiyordu” demek ve aynı anlama gelen “had to” kalıbına çok benziyor. Bir örnek üzerinden gidelim.

  • I was supposed to call him – Onu aramam gerekiyordu
  • I had to call him ise – Yine onu aramam gerekiyordu demek.

Peki fark nedir ve neden bu kadar önemli?

Bunu Türkçe üzerinden örnek vererek daha iyi anlatabilirim.

Aynı iki cümle üzerinden gidelim.

  • Toplantıya gitmem gerekiyordu. ( Tonlamayı daha iyi anlayabilmek için videoyu izleyebilirsin )
  • Aslında toplantıya gitmem gerekiyordu.( Tonlamayı daha iyi anlayabilmek için videoyu izleyebilirsin )

Burada önemli bir fark var.  İlk cümlede yani “Toplantıya gitmem gerekiyordu” cümlesinde geçmişte yapmam gereken ve söyleme tarzıma göre de bunu yaptığım anlamı var.

İkinci cümledeyse yani “Aslında toplantıya gitmem gerekiyordu” cümlesinde, “Toplantıya gitmem gerekiyordu ama gidemedim” gibi bir his var.

Biz bu farkı Türkçe’de “aslında” kelimesiyle birlikte vücut dili ve tonlama kullanarak belli ediyoruz. Fakat İngilizce’de bu farkı bu şekilde veremiyorsun. İşte burada “supposed to” kalıbı devreye giriyor.

Supposed to, yapman gereken ama yapamadığın veya herhangi bir sebepten yapmadığın şeyleri belirtmek için kullanılıyor. “Had to ise”, yapman gerekiyordu ve yaptın anlamına geliyor.

  • I had to go to the meeting – Toplantıya gitmem gerekiyordu
  • I was supposed to go to the meeitng – Aslında toplantıya gitmem gerekiyordu ( ama gitmedim hissi )

Bu fark çok önemli ve günlük hayatta konuşurken mutlaka kullanma ihtiyacı hissedeceksin. Birkaç örneğe daha bakalım.

  • I was supposed to call him – Onu aramam gerekiyordu ( ama aramadım )
  • I had to call him – Onu aramam gerekiyordu ( ve aradım )
  • He was supposed to ask the question – Soruyu sorması gerekiyordu ( ama sormadı )
  • He had to ask the question – Soruyu sorması gerekiyordu ve sordu.

Had to” kalıbını bu şekilde kullandığında daha çok açıklama yapmış veya özür dilemiş oluyorsun.

Supposed to” ise yapman gereken ama yapamadığın bir şeyi belirtmek için kullanılıyor.

Supposed to kalıbı, “be fiili” ile kullanılıyor. Yani geçmiş zamanda “was”, “Geniş zamanda ise am, is ve are ile birlikte kullanılır.” Mesela,

  • I am supposed to go – Gitmem gerekiyor
  • I have to go – Gitmek zorundayım.

Olumlu cümleler bu şekilde. Şimdi olumsuz cümlelere bakalım. Bu kalıpla olumsuz cümle kurduğunda “yapmaman gerekiyor veya yapmaman lazım” demiş oluyorsun. Örneklere bakalım.

  • You’re not supposed to have a dog here – Burada köpek bulundurmaman lazım.
  • He isn’t supposed to touch the painting – Tabloya dokunmaması lazım.
  • They aren’t supposed to be here – Burada olmamaları gerekiyor..

Evet, İngilizce’de supposed to kalıbı bu şekilde. Bu serideki tüm kalıpları, özet açıklamalar ve örneklerle birlikte bir PDF dosyasında topluyorum. Dosyayı indirmek için buraya tıklaman ve karşına çıkan sayfada e-posta adresini girmen yeterli =)

28 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. Yararlı bir çalışma oldu. Açık, anlaşılır ifadeler kullanılmıştır. Emeğinize sağlık.

  2. Cok tesekkurler.Faydali bir calisma olmus .Supposed to ile ilgili soru cumlesi nasil yapilir , onunla ilgili de ornek verebilir misiniz acaba

  3. I had to call him : Onu aramaya mecburdum ( Bu yüzden aradım ).
    I was suppose to call him: Onu arasaydım iyi olurdu ( ama bir sebepten dolayı aramadım).

  4. Harikasın asıl anlatılmak istenileni çok içokanlatmışsın koyazu google a yazınca sırayla sayfalara girdim anca senin sayfanda tam anladım teşekkürler

  5. Hani supposed to yapman gereken ama yapmadığın bir şey için kullanılıyor ya I am supposed to go. Gitmem gerekiyor bu yüzden gidiyorum anlamına mı geliyor. Geniş zamanı anlamadım açıkçası.

    • Evet, “I am supposed to go” dediğinde “Gitmeliyim” anlamına geliyor (Gitmeni gerektirecek dış bir etken var).

  6. teşekkür ederim kardeşim inşallah ingilizceyi sizin sayenizde çözerim sağol

  7. merhaba, kinaye tarzında da kullanılıyor dıye bılıyorum ama hıc kullanmadıgım ıcın cumle seklınde kuramadım. mesela bunun senin daha iyi anlaman gerekmiyor muydu gibi

  8. Hocam anlaşılır bir şekilde anlattığınız için çok teşekkürler ve emeğinize sağlık 🙂
    Ama dikatimin dağıldığı küçük bir nokta var onu size soracağım.
    ‘ I had to call him ‘ cümlesinde onu aramam gerekiyordu dediniz ve I öznesiyle “had” kullandınız.
    Ama ‘ I have to go ‘ cümlesinde gitmek zorundayım dediniz ve I öznesiyle ‘ have ‘ kullandınız.
    Dikkatimin dağıldığı kısım ; neden I öznesiyle hem “had” hem de ” have ” kullandınız?
    Cümlelerde kullanım alanı anlamına göre değiştiği için mi ikisinde farklı kullandınız?
    Yanıtınız için şimdiden teşekkür ederim :))

    • Had fiili have fiilinin 2nci halidir
      2 side ayrı ayrı kullanildiginda anlamlarinida bak farki daha iyi anlarsin

  9. Be fiili ile kullanıldığı için geçmiş zamanda was ve şimdiki zamanda am is are tamam…
    Peki gelecek zamanda kullanımı nasıl yada var mı ?

  10. Had fiili have fiilinin 2nci halidir
    2 side ayrı ayrı kullanildiginda anlamlarinida bak farki daha iyi anlarsin

Yorum Bırak