9 Dakikada “Can’t Stand It” Kalıbını Öğren

Bu derste günlük hayatta karşılacağın ve kullanabileceğin bir kalıba daha bakacağız: can’t stand it ya da daha doğurusu can’t stand (şey) kalıbı.

Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

Can’t stand kalbı, bir şeye veya birine dayanamadığını veya katlanamadığını belirtmek istediğinde kullanılan bir kalıp.

Birkaç farklı kullanımı var ancak özünde “can’t stand” ifadesinden sonra katlanamadığın şeyi belirtmen lazım.

Örneğin “I can’t stand cold weather.” dersem “Soğuk havaya katlanamıyorum.” ya da “Soğuk havayı hiç sevmiyorum.” demiş olurum.

“We can’t stand the heat.” cümlesi “Sıcaklığa dayanamıyoruz.” demek.

“She can’t stand Mert.” cümlesi ise “Mert’e katlanamıyor.” demek.

Veya herkesin bildiği bir durumdan bahsederken “I can’t stand it.” diyebilrsin. Örneğin biri seni gıdıklıyorsa ve “dayamamıyorum” demek istiyorsan, “I can’t stand it” diyebilirisin.

Bu dört cümlede de dayanamadığımız şey bir isim ve kalıp “Can’t stand (isim)” şeklinde.

Ancak bu kalıbı birkaç farklı şekilde kullanabiliyorsun. Bazen bir eylemi yapmaya dayanamadığını belirtmek isteyebilirsin.

Bu durumda “can’t stand doing something” veya “can’t stand to do something” kalıbını kullanabilirsin.

Bunun dışında birinin bir eylemi yapmasına katlanamadığını söylemek isteyebilirsin. Bu durumda da “Can’t stand someone doing something” veya kalıbını kullanabilirsin.

Mesela “Güneşin altında oturmaya katlanamıyorum.” demek istersen “Can’t stand doing something” kalıbını kullanabilirsin. “Doing something” yani “bir şey yapmak” kısmını “güneşte oturmak” yani “sitting under the sun” ile değiştirmen yeterli.

  • I can’t stand sitting under the sun.
  • Güneşin altında oturmaya katlanamıyorum.

Veya bu cümleyi “I can’t stand to sit under the sun.” olarak da kurabilirsin.

Başka bir cümleye bakalım ve “Yüksek sesle müzik dinlemeye katlanamıyoruz” cümlesini kuralım. Bu durumda da “Can’t stand doing something” kalıbında “doing something” kısmını “yüksek sesle müzik dinleme” ile değiştirmemiz yetiyor. “listening to loud music”

Cümle “We can’t stand listening to loud music.oluyor.

Yine bu cümleyi “We can’t stand to listen to loud music.” şeklinde de kurabilirsin.

Bir cümleye daha bakalım ve “Ağır trafikte araba sürmeye katlanamıyorum.” diyelim.

Yine “can’t stand doing something” kalıbında “doing something” kısmını “driving in heavy traffic” ile değiştirmemiz yeterli.

  • I can’t stand driving in heavy traffic./I can’t stand to drive in heavy traffic.
  • Ağır trafikte araba sürmeye katlanamıyorum.

Şimdi sıra sende, sıradaki cümleyi de senin kurmanı istiyorum.

Hazır mısın?

“Yağmurda beklemeye katlanamıyorum” demeni istiyorum. “Yağmurda beklemek” “waiting in the rain” veya “to wait in rain” şeklinde söylenir. Bu cümley nasıl kurabilirsin?

“Can’t stand doing something” kalıbında “doing something” yerine “waiting in the rain” demen yeterli.

  • I can’t stand waiting in the rain.
  • Yağmurda beklemeye katlanamıyorum.

Alternatif olarak “I can’t stand to wait in the rain. de diyebilirsin.

Şimdi farklı bir kullanıma bakalım. Bazen bir şey yapmaktan ziyade birinin bir şey yapmasına katlanamadığını belirtmek isteyebilirsin. Bu durumda “Can’t stand someone doing something” kalıbını kullanabilirsin.

Mesela “Mert’in bu kadar çok çalışmasına dayanamıyorum” gibi bir cümle kıurmak istersen “someone” yerine “Mert” ve “doing something” tyerine “working so much” koyman yeterli.

  • I can’t stand Mert working so much.
  • Mert’in bu kadar çok çalışmasına katlanamıyorum.

Veya “İnsanların bana bu şekilde bakmasına katlanamıyorum” diyelim. Bu durumda “someone” yerine “people” ve “doing something” yerine “looking at me like that” demen yeterli.

  • I can’t stand people looking at me like that.
  • İnsanların bana bu şekilde bakmasına katlanamıyorum.

Bir örneğe daha bakalım ve “Herkesin bana üzülmesine katlanamıyorum” diyelim.

Bunu için de “someone” yerine “everyone” ve “doing something” yerine “feeling sorry for me” dememiz yeterli.

  • I can’t stand everyone feeling sorry for me.
  • Herkesin bana üzülmesine katlanamıyorum.

Son olarak “Can’t stand” ile ilgili karşılaşabileceğin bir kalıptan daha bahsetmek istiyorum. Bu kalıbın karşına çıkabileceği değişik bir çeşidi daha var. Can’t stand the sight of (bir şey).

Sight, görüntü ve görünüş anlamına geliyor. Can’t stand the sight of (bir şey) ise “Bir şeyi görmeye katlanamıyorum” veya “Bir şeyin görüntüsüne katlanamıyorum” demek.

Mesela “I can’t stand the sight of blood.” dersem “Kan görmeye dayanmıyorum” veya “Kanın görüntüsüne dayanıyorum” demiş olursun.

Veya “I can’t stand the sight of cables in my room.” cümlesi “Odamda kablo görünmesine dayanamıyorum” demek.

Son bir örneğe daha bakalım. “My dog can’t stand the sight of spiders.” cümlesi “Köpeğim örümcek görmeye dayanamıyor.” demek.

Evet, can’t stand it kalıbı bu şekilde ve artık sen de bu kalıbı konuşmalarında kullanmaya hazırsın. 🙂

Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

Yorum Bırak