İngilizcede “Do your thing” kalıbı ve “Kafana göre takıl” demenin yolu

“İngilizce konuşurken ‘kafana göre takıl’ veya ‘içinden nasıl geliyorsa öyle yap’ tarzında bir cümleyi nasıl kurabiliriz?” sorusuna bu yazıda cevap veriyorum.  Bu yazıda “do your thing” ifadesiyle bunu tam olarak nasıl yapabileceğini öğreneceğiz.

Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

Önce do your thing ifadesini daha yakından bir inceleyelim. “Do your thing” kalıbı, kelimesi kelimesine çevrildiğinde “kendi şeyini yap” gibi bir anlama geliyor. Ancak günlük konuşmalarda bu kalıbın iki yaygın kullanımı var.

“Do your thing” (“Do your own thing” olarak da söylenebiliyor) ifadesinin ilk yaygın kullanımı, “başkalarının söylediğine aldırmadan ya da “başkalarını kafana takmadan kendi istediğini, ilgi duyduğunu yapmak”. Bunu “kafana göre takıl” veya “içinden nasıl geliyorsa öyle yap” olarak da düşünebilirsin.

“Do your thing” ifadesinin ikinci bir kullanımı ise biraz daha ince ve “iyi olduğun şeyi yaparak bir problemi çözmek anlamında kullanılıyor.Önce ilk anlamıyla başlayalım. İlk anlamı anladıktan sonra bu ikinci ve daha ince kullanımı da rahatlıkla anlayabilirsin.

Bir örnek üzerinden gidelim.

Diyelim ki arkadaşlarınla bir yere gitmek istiyorsunuz, ama bir arkadaşın başka bir yere gitmek istediğini söylüyor. Ona orta yolu bularak “Kafana göre takıl, akşam hep beraber yemek yeriz.” demek istiyorsun. Bunu “Do your own thing, we will have dinner together in the evening.” şeklinde söyleyebilirsin. Burada “Do your own thing” ifadesi “Kendi bildiğini yap” veya “başkalarını veya durumu takma, istediğini yap” anlamına geliyor.

Başka bir örneğe bakalım.

Diyelim ödev yapman gerek, ama kardeşin seninle oyun oynamak istiyor. Buna karşılık da “Sen kendi istediğini yap, ödevim bitince yanına gelirim.” demek istiyorsun. Bunun için “You do your thing, I’ll come to you when I finish my homework.” diyebilirsin.

Birkaç örneğe daha bakalım.

  • Kendi istediğimi yapmak için para alıyorum, işimi seviyorum.
  • I get paid to do my thing, I love my job.

  • You don’t need to wear a dress, do your own thing.
  • Elbise giymek zorunda değilsin, ne istiyorsan onu yap veya kafana göre takıl.

  • I’ll just do my thing until you are free.
  • Sen müsait olana kadar ben kendi işime bakarım.

  • I told him to do his thing and not care about what others say.
  • Ona kendi istediğini yapmasını ve diğerlerinin söylediklerine aldırmamasını söyledim.

“Do your thing”in ikinci ve daha nadir bir kullanımı ise, “iyi bildiğin bir işi yapmak” ya da “Sen bu işi biliyorsun ve bunu yaparsın” anlamında kullanılması.

Ancak bu kullanım, “Do your own thing” şeklinde “own” ile kullanılmıyor ve sadece “do your thing” şeklinde kullanılıyor. Birkaç senaryo üzerinden inceleyelim. Bu şekilde daha iyi anlatabilirim.

Diyelim karşına para dolu bir kasa var ve bir sebepten açılması lazım. Bunun için de kasa açmak konusunda bir uzman geldi. Ben o uzmana “Do your thing.” deyip kasayı işaret edersem, ona “Buyur, en iyi bildiğin şeyi yap.” demiş oluyorum. Kısaca, bunu “hünerlerini sergile” gibi de düşünebilirsin. Birkaç örneğe daha bakalım.

  • He did his thing and made my hair just the way I wanted.
  • Yine en iyi bildiği şeyi yaptı ve saçım tam istediğim gibi oldu.

  • She will do her thing and the food will be amazing.
  • Yine hünerlerini sergileyecek ve yemek harika olacak.

Evet, artık do your thing ifadesinin ne anlama geldiğini ve ne şekillerde kullanılabileceğini biliyorsun.

Böylece sen de günlük konuşmalarında bu ifadeyi rahatlıkla kullanabilecek ve kullanıldığı zaman anlayabileceksin.

Unutma, konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

11 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. Paylaşımlarınızin birçok kaynağa göre daha etkili olduğu kanisindayim. Tecrubelerinizin size kattiklarini bize en sade sekliyle aktardiginiz icin teşekkür ederiz.

  2. Dostum yabancı dil adına dokunulmayan bir mecraya ‘collocations’ dokunuyorsun.Senin sayende bu kullanımları öğrenmiş oluyoruz.Ülkemizde sınav ve gramer kitabı yazmaktan başka İngilizce adına yapılan bir şey yok.Yabancı dil adına put kırıcı oldun.Selamlar Ahmet

  3. çok güzel bir video olmuş çok sayenizde bir şeyler ögrendim
    Teşekkürler ederim

  4. Size rastladığım için, kendimi şanslı hissediyorum. Karşılık beklemeden sadece bir şeyler öğretebilme çabanız hayran bıraktı. Ve fazlasıyla öğretiyorsunuz 🙏

Yorum Bırak