Spor ile ilgili İngilizce kelimeler

Bu videoda spor ile ilgili İngilizce kelimeler gösteriyorum.Videounun sonunda bazı sporların İngilizce’de ne anlama geldiğini öğrenmiş olcaksın.Bütün sporları burada göstermiyorum ama hepsini liste olarak bulabileceğin bir link koydum.Oradan bütün sporlara okunuşlarıyla birlikte bakabilirsin.

Buna benzer İngilizce keliemeler videosu için bu linke tıklayabilirsin. – İngilizce kelimeler.
Bütün sporları okunuşlarıyla birlikte içeren liste için buraya tıkla – Tüm sporlar

 

İngilizce keliemer

 

Koşmak – To run

 

  • I run every morning.(Her sabah koşarım.)
  • Mert likes to run.(Mert koşmayı sever.)

Hızlı koşmak/Depar atmak – Sprint

 

  • Sprint for 150 meters.(150 metre depar at.)
  • I hate to sprint.(Depar atmaktan nefret ediyorum.)

Hafif koşu – Jog

 

  • Jogging is my favorite sport.(Hafif koşu en sevdiğim spor.)
  • I want you to jog every night.(Her akşam hafif koşu yapmanı istiyorum.)

Ağırlık kaldırmak – To lift weights

 

  • Lifting weights are hard.(Ağırlık kaldırmak zor.)
  • Lifting weights helps you gain muscle.(Ağırlık kaldırmak kas yapmana yardımcı olur.)

Spor salonu – Gym

 

  • I go to the gym everyday after work.(Her gün işten sonra spor salonuna gidiyorum.)
  • The gym is my favorite place to workout.(Spor salonu idman yapmak için en sevdiğim yer.)

İdman – Workout

 

  • How often do you workout?(Ne sıklıkta idman yaparsın?)
  • I workout everyday at the gym.(Her gün spor salonunda idman yapıyorum.)
  • I like to jog for my workout.(İdmanım için hafif koşu yapmayı seviyorum.)

NOT:Bu kelime bir hayli önemli.Günlük hayatta zayıflamak için yapılan spor veya vücüt yapmak için yapılan spor anlamına geliyor.

Futbol – Football

 

  • We play football every thursday.(Her perşembe futbol oynarız.)
  • Football is Mustafa’s favorite sport.(Futbol Mustafa’nın en sevdiği spor.)
  • I get very tired when I play football.(Futbol oynadığım zaman çok yorulurum.)

Yüzme – Swimming

 

  • Swimming in this zone is dangerous.(Bu bölgede yüzmek tehlikeli.)
  • I like swimming in the sea more than swimming in the swimming pool.(Denizde yüzmeyi yüzme havuzunda yüzmekten daha çok seviyorum.)

Basketbol – Basketball

 

  • I play for the schools basketball team.(Okulun basketbol takımı için oynuyorum.)
  • We have basketball practice tomorrow.(Yarın basketbol antrenmanımız var.)

Voleybol – Volleyball

 

  • Murat is very tall and he can play good volleyball.(Murat çok uzun ve iyi voleybol oynayabiliyor.)
  • The volleyball players are getting ready for the match.(Voleybol oyuncuları maç için hazırlık yapıyorlar.)

Boks – Boxing

 

  • He goes to boxing practice every weekend.(Her hafta sonu boks antrenmanına gidiyor.)
  • Ceyhun is very good at boxing.(Ceyhun boksta çok iyi.)

Güreş – Wrestling

 

  • You need to be very strong for wrestling.(Güreş için çok güçlü olman lazım.)
  • Wrestling is a very fun sport.(Güreş çok eğlenceli bir spor.)

Kayak-Skiing

 

  • I enjoy skiing.(Kayak yapmaktan keyif alıyorum.)
  • I had an accident when i was skiing.(Kayak yaparken kaza yaptım.)

Tenis – Tennis

 

  • My brother is a very good tennis player.(Kardeşim çok iyi bir tenis oyuncusu.)
  • Do you have a tennis racket?(Tenis raketin varmı?)

Masa tenisi – Table tennis

 

  • I entered a table tennis tournament.(Masa tenisi turnuvasına katıldım.)
  • I won most of my table tennis matches today.(Bugün çoğu masa tenisi maçımı kazandım.)

Evet spor ile ilgili İngilizce kelimeler bukadar.Umarım yeni birkaç kelime öğrenebilmişsindir.Sonraki videolarda görüşmek üzere!

27 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. arkadaşlar eğer kötüleyecekseniz izlemeyin.insanları bu davranışınızla çok üzüyorsunuz.burayı beğenmediysen siteden çık.sen beğenmediysen bir insan üzülmek zorunda değil.lütfen anlayış gösterin.teşekkürler.

Yorum Bırak