İngilizce cümle kurma pratiği! (Küresel ısınma)

Bu videoda küresel ısınma konusu üzerinden İngilizce cümleler kurarak hem pratik yapıyoruz hem de yeni kelimeler öğreniyoruz. 🙂

Konuyla ilgili ücretsiz PDF dosyasını indirmek için buraya tıklaman yeterli. 🙂

Climate change and global warming. Are they the same thing?

Küresel ısınma ve iklim değişimi son 2 senede dünyadaki en güncel konulardan biri ve bütün ülkeler bunun yaratacağı kötü sonuçları engellemek için adımlar atmaya başladı.

O yüzden bu dersimizde iklim değişikliği ile ilgili en sık kullanılma ve bu konu hakkında konuşabilmek için ihtiyaç duyacağın güncel kelimeleri inceleyeceğiz.


Global warming and climate change is being discussed a lot recently. Usually, climate change and global warming are used to mean the same thing. But, there are differences between them.

Son zamanlarda küresel ısınma ve iklim değişikliği çok konuşuluyor. Genelde iklim değişikliği ve küresel ısınma aynı anlama gelecek şekilde kullanılıyor. Ama aralarında farklar var.

Global warming means “küresel ısınma” in Turkish. We use “global warming” to talk about the rising temperatures on earth. Climate change, on the other hand, means “iklim değişikliği” in Turkish. We use this phrase to talk about rising temperatures and the effects of global warming.

Global warming Türkçede “küresel ısınma” demek. Küresel ısınmayı dünyada artan sıcaklıkları konuşmak için kullanırız. Climate change ise Türkçede “iklim değişikliği” demek. Bu ifadeyi de artan sıcaklıkları ve küresel ısnmanın etkilerini anlatmak için kullanırız.

For example, hurricanes, melting glaciers and forest fires are a result of climate change.

Mesela kasırgalar, eriyen buzullar ve orman yangıları iklim değişikliğinin sonuçlarıdır.

So, why does climate change happen? Peki iklim değişikliği neden olur.

To understand this we have to start with the atmosphere. Atmosphere means “atmosfer” in Turkish. When the Sun’s rays reach the Earth’s surface, it is reflected back into space. This helps the planet to cool down. But, if something prevents this from happening, our planet starts to heat up. This is where the problem starts

Bunu anlamak için atmosfer ile başlamaılıyız. Atmosphere Türkçede “atmosfer” demek. Güneş’in ışınları Dünya’ya ulaştığında, tekrar uzaya yansır. Bu gezegenin soğumasına yardımcı olur. Ama bir şey bunun olmasını engellerse, gezegenimiz ısınmaya başlar. Problemin başladığı yer burası.

As the world develops, carbon dioxide emisions increase. Carbon dioxide means “karbondioksit”, and Emisions means “emisyonlar”. Carbon dioxide increases in the atmosphere, and the sunlight cannot escape. When this happens, the world gets hotter.

Dünya geliştikçe, karbondioksit emisyonları artar. Carbon dioxide, “karbondioksit” ve emissions, “emisyonlar” anlamına geliyor. Atmosferde karbon dioksit artar ve güneş ışınları kaçamaz. Bu olduğunda dünya gittikçe sıcaklaşır.

The change in temperature has consequences. Consequence means “sonuç”. Dry places get dryer and drought risks increase. Drought means “kuraklık” in English. Wet places get wetter and floods happen. Flood means “sel” in English

Sıcaklık değişiminin sonuçları vardır. Consequence, “sonuç” anlamına gelir. Kuru yerler daha da kurur ve kuraklık riski artar. Drought İngilizcede “kuraklık” anlamına gelir. Islak yerler daha da ıslanır ve seller olur. Flood İngilizcede “sel” anlamına gelir.

So, what can we do? Peki ne yapabiliriz?

The solution is complicated and not easy. Everyone has to work together to solve this issue. We have to make an effort to reduce greenhouse gases in the atmosphere. Greenhouse gas means “sera gazı” in English.

Çözüm karmaşık ve kolay değil. Bu sorunu çözmek için herkes birlikte çalışmalı. Atmosferdeki sera gazı miktarını azaltmak için çaba sarfetmeliyiz. Greenhouse gas İngilizcede “sera gazı” demek.

The world needs to come to an agreement and everyone has to reduce their carbon footprint. Carbon footprint means “karbon ayak izi” in English. It is used to talk about the total amount of greenhouse gases that a person or company produces. Doing this effectively is very hard because everyone has to change their habits

Dünya bir anlaşmaya varmalı ve herkes karbon ayak izini azaltmalı. Carbon footprint İngilizcede “karbon ayak izi” demek. Karbon ayak izi, bir kişi veya firmanın ürettiği toplam sera gazı miktarından bahsetmek için kullanılır. Bunu etkili bir şekilde yapmak çok zor çünkü herkes alışkanlıklarını değiştirmeli.

We have to fly less. We have to reduce meat production. We have to drive less and bike more. Doing these things will reduce our fossil fuel use. Fossil fuel means “fosil yakıt” in Turkish. So things like coal, gas and oil are fossil fuels.

Daha az uçmalıyız. Et üretimini azaltmalıyız. Daha az araba sürmeli ve daha çok bisiklet sürmeliyiz. Bunları yapmak fosil yakıt kullanımımızı azaltacak. Fossil fuel Türkçede “fosil yakıt” demek. Kömür, gaz ve yağ gibi maddeler fosil yakıtlardır.

We can’t reduce our fossil fuel consumption very quickly because it would be very expensive. It is also a slow and long process. For example, in 2020, when the pandemic started there were many lockdowns. Tourism stopped. We couldn’t go outside, we didn’t drive cars and we didn’t travel. People didn’t go to the office. But, for 2020, some studies show that we reduced our carbon footprint by only 7%, compared to the year before.

Fosil yakıt tüketimimizi hızlı bir şekilde azaltamıyoruz çünkü çok pahalı olurdu. Yavaş ve uzun bir süre. Mesela 2020’de Pandemi başladığında birçok kapanmalar oldu. Turizm durdu. Dışarı çıkamadık, araba süremedik ve seyahat edemedik. İnsanlar ofise gitmediler. Ama 2020 için, bazı araştırmalar karbon ayak izimizi bir önceki yıl ile karşılaştırdığımızda sadece %7 azalttığımızı gösteriyor.

The world has to work together to solve this issue. We need to eat less meat We need to start driving electric cars. We need to use renewable energy like solar panels. Renewable energy means “yenilenebilir enerji” in Turkish

Bu sorunu çözmek için dünya birlikte çalışmalı. Daha az et yemeliyiz. Elektrikli arabalar sürmeye başlamalıyız. Güneş panalleri gibi yenilenebilir enerji kullanmalıyız. Renewable energy Türkçede “yenilenebilir enerji” demek.

Governments around the world need to make new regulations to slow down climate change. Regulation means “regülasyon” or “düzenleme” in Turkish. If we can’t do this, forestfires will likely increase. There will be more floods because of rising water levels. And the climate will continue to change

Dünya çevresindeki hükümetler iklim değişikliğini azaltmak için yeni regülasyonlar yapmalı. Regulation Türkçede “regülasyon” ya da “düzenleme” demek. Eğer bunu yapamazsak, orman yangınları muhtemelen artacak. Artan su seviyeleri yüzünden daha fazla seller olacak. Ve iklim değişmeye devam edecek.

Hopefully, with the right regulations, we will be able to slow down climate change in the future.

Umut ederiz ki doğru düzenlemelerle gelecekte iklim değişikliğini yavaşlatabileceğiz.


Great work! You learned a lot of new words about climate change and global warming in this video. You can use the words that you learned here in your own conversations.

Let’s quickly review all of the words.

Global warming: Küresel ısınma Climate change: İklim değişikliği
Atmosphere: Atmosfer Carbon dioxide: Karbon dioksit
Emmisions: Emisyonlar Consequence: Sonuç
Drought: Kuraklık Flood: Sel
Greenhouse Gas: Sera gazı Carbon footprint: Karbon ayak izi
Fossil fuel: Fosil yakıt Renewable energy: Yenilenebilir enerji
Regulation: Regülasyon/Düzenleme

4 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. It is a very usefull work. Thank you very much. I hope that all people understand these important issue.
    Regards
    Kemal Kaptan

  2. Thank you so much both current topic and your work. It was very helpful for student like me.

Yorum Bırak