İngilizce’de to, too ve two

Bu videoda İngilizce’de telaffuzları aynı olan to, too ve two kelimelerini inceleyeceğiz. Telaffuzları aynı olsa da bu kelimelerin anlamları çok farklı. Bu videoda bu farkları inceleyerek bu kelimeleri ayırt etmeyi öğreneceğiz.

İngilizce’de to, too ve two kelimeleri

 

İngilizce’de two, to ve too sıkça kafa karıştıran kelimeler arasında çünkü telaffuzları aynı.

En kötüsü bu 3 kelimenin de bir cümle içerisinde kullanılması.Örneğin; “Is it too late to buy two umbrellas?”, iki şemsiye satın almak için çok mu geç? anlamına geliyor.

Ama merak etme, bu kelimeleri birbirinden ayırmak kolay çünkü çok farklı anlamları var.

Too Kelimesi

Önce too kelimesiyle başlayalaım. Too İngilizce’de çok fazla gibi bir anlama geliyor. Örnek cümlelere bakalım;

  • I am too old for this sport – Bu spor için fazla yaşlıyım.
  • This is too fast for me – Bu benim için fazla hızlı.
  • He ate too much – Çok fazla yemek yedi.
  • Filiz is too tired – Filiz fazla yorgun.

Buna ek olarak too -de, -da anlamında da kullanılabiliyor. Örnekle daha iyi açıklayabilirim.

  • I’ll go too – Ben de giderim.
  • Mustafa lives in Istanbul too – Mustafa da İstanbul’da yaşar.
  • He likes pizza too – O da pizza sever.
  • We know her too – Biz de onu tanıyoruz.

To Kelimesi

Sırada “to” keilmesi var. To kelimesinin değişik anlamları var. En önemlilerini kısaca inceleyelim.İlk önemli kullanımı, yön veya bir transfer belirtmesi. Örneklere bakalım.

  • I went to school – Okula gittim.
  • We are going to the meeting – Buluşmaya gidiyoruz.
  • He took a taxi to the airport – Havaalanına taksiyle gitti.
  • I gave a present to my friend – Arkadaşıma hediye verdim.
  • Can you give the phone to Serkan? – Telefonu Serkan’a verir misin?

Bu cümlelerin hepsinde to yön veya transfer belirtiyor ve Türkçedeki -e/-a ekine karşılık geliyor.

“To” ile ilgili üzerinde durmak istediğim İkinci ve önemli bir kullanım, to kelimesinin iki fiili birbirine bağlaması ve -mak,-mek veya -mak için , -mek için anlamına gelmesi. Örneğin “want to go”, gitmek istemek demek veya “went to talk”, konuşmaya gitmek veya konuşmak için gitmek demek. Birkaç örneğe bakalım;

  • I want to go to Europe next year – seneye Avrupa’ya gitmek istiyorum.
  • They tried to spend less money – Daha az para harcamaya çalıştılar
  • We decided to stay – Kalmaya karar verdik.

Two Kelimesi

Son kelimemiz two. Two İngilizce’de “iki” demek. Örneklere bakalım;

  • There are two cars here – Burada iki araba var.
  • I have two notebooks – iki defterim var.
  • There are two chairs – iki sandalye var.

Evet, İngilizce’de two, too ve to kelimeleri arasındaki temel farklar bunlar. Yeterince pratikle bu kelimeleri duyduğun zaman anlamdan hemen hangisinin kullanıldığını ayırt edebilirsin.

İzlediğin ve okuduğun için çok teşekkür ederim ve sonraki videolarda görüşmek üzere.

8 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. bu kadar profesyonel bır anlatım görmemiştim ınternette.yürekten kutlarım.bu bilgilerı bızımle paylastıgın ıcın cok tesekkurler. 🙂

    • Şu anda yok ancak çok yakında açmayı planlıyorum. Açıldığında ana sayfaya ekleyeceğim =)

Yorum Bırak