İngilizce’de In ve At kelimelerinin farkları

“In” ve “At” kelimeleriyle kurulmuş cümleler Türkçe’ye çevrildiğinde aynı gibi görünseler de arada bir anlam farkı var. Bu videoyu izledikten sonra hangisini nerede kullanman gerektiğini tam olarak biliyor olacaksın =)

Videoda bahsedilen örnekler PDF dosyasını buraya tıklayarak indirebilirsin.

Her şeyden önce, “In” ve “At” kelimelerinin nerelerde kullanıldığına ve sonrasında da bu kullanımları göz önünde bulundurarak örneklere bakalım.

“At”, noktasal olarak konum belirtmek için kullanılan bir kelime. Bu nokta fiziksel bir nokta olmayadabilir.

Mesela, “I’m at the school.”, Okuldayım.” demek (Konum olarak).

“He is at the top of his career.”, Kariyerinin en yüksek noktasında.” demek. Burada da konum belirtiyorsun fakat bu fiziksel bir konum değil.

“In” kelimesi de konum belirtmek için kullanılıyor ve içinde anlamına geliyor. Fakat “at” kelimesinden farklı olarak belli bir sınırın içinde bir konum belirtiyor. Bu da yine fiziksel bir sınır olabilir veya olmayabilir.

Örneğin;

  • I’m in the classroom.
  • Sınıfın içindeyim.
  • He is in trouble.
  • Başı belada.
    Bunu “Bela içinde” şeklinde de düşünebilirsin.

Peki bu küçük farkın ne gibi bir etkisi oluyor?

Eğer bir binanın veya kapalı bir alanın içinde olduğundan ziyade konumun daha önemliyse, “at” kullanmalısın.
Bir örnek yapalım. Böylece ne demek istediğimi daha iyi anlatabilirim.

Diyelim ofistesin. Arkadaşın seni uzaktan bir yerden aradı ve “neredesin? dedi.

Ofiste olduğunu belirtmek için “I’m at the office.” dersin.

Fakat diyelim arkadaşınla buluşacaksın ve ofisinin olduğu binaya gelip seni aradı.

Neredesin?” diye sordu.

Ofisin içindeyim, yukarı gel. demek istersen,

“I’m in the office, come upstairs.” demen lazım. Çünkü burada konumdan ziyade ofisin içinde olduğunu belirtiyorsun.

Birkaç karışık örnek yapalım;

“İlker is at the mall.”, İlker alışveriş merkezinde.” demek. Bunu söyleyen kişi sana konum belirtiyor.

“İlker is in the mall.”, İlker alışveriş merkezinin içinde.” demek. Burada konumdan ziyade İlker’in binanın içinde olduğunu belirtiyorsun.

“Your shoes are in the box.”, Ayakkabıların kutunun içinde. demek. Burada ayakkabılar kapalı bir alanın içinde olduğu için “in” kullanılıyor.

“We had dinner at his house.”, Onun evinde akşam yemeği yedik. Burada konum belirtiyorsun. “We had dinner in his house.” deseydin, Onun evinin içinde akşam yemeği yedik. demiş olurdun.

Bir örneğe daha bakalım;

“I am at their house.”, Onların evindeyim.” demek. Burada yine konum belirtiyorsun.

“I am in their house.”, Evlerinin içindeyim.” demek. Burada yine kapalı bir alanın içinde olduğunu belirtiyorsun.

Evet, İngilizce’de “In” ve “At” kelimelerinin kullanımları bunlar. Dediğim gibi, daha fazla örnek istiyorsan, buraya tıklayıp karşına çıkan sayfada e-postanı girerek örnekler PDF dosyasını indirebilirsin =)

Okuduğun için teşekkür ederim ve sonraki videolarda görüşmek üzere!

98 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. Keşke zamanımızda İngilizce öğretmenimiz sen gibi kaliteli olsaydı, İngilizce’yi 1-Ozmo 2-Seninle bu kadar güzel anladım.

  2. Anlatim bir harikaaa ekrandan yansittiginiz enerji muhtesem emeginize yureginize saglik burak bey iyiki varsiniz yeni videolarinizla bizleri aydinlatiyorsunuz cok cok tesekkurler
    Saygilar

  3. Burak bey bütün samimiyetimle söylüyorum mükemmel ilk defa ingilizceden korkmuyorum☺iyiki varsınız .birsey soracağım abone olmak yada dosya indirmek ve video lar ucretlimi

    • Yardımcı olabildiğime çok sevindim.

      Hayır, e-posta listesine üyelik ve dosyaları indirmek ücretsiz =)

  4. Sevgili Burak,
    54 yaşındayım ve 3 senedir lise seviyesinde bıraktığım İngilizcemi geliştirmek için bir kursa devam ediyorum. Elbette çok şey öğrendim ama bunları pratiğe dökmek, tekrarlarımı yapmak ya da çalışma teknikleri gibi sorunlarla mücadele halindeyim. Sonuç hep senin defalarca söylediğin gibi İngilizceden uzaklaşma ve ümitsizlik oluyor.
    Pek çok konuda yetenekli olmama rağmen, bu konuda “istediğim hızda” öğrenememek beni kendimle ilgili olumsuzluklara sürüklüyor ve inan, bundan hiç hoşlanmıyorum.
    İşin güzel kısmı ise bir şekilde seninle karşılaşmak…:) Mail kutumda senin adını her gördüğümde, videolarını her izleyişimde yeniden “yapabilirim” duygusuna kapılıyorum. Bu sence de çok hoş değil mi?
    Teşekkür ederim İngilizceyi sevmemi sağladığın için… Ve elbette başaracağım, söz. Bu başarıdaki katkının çok fazla olacağını bilmeni istedim…
    Görüşürüz…

    Not: Ara sıra duygularımı, gelişmemi ve takıldığım konuları paylaşmayı çok isterim. Vaktin olur mu? 🙂

  5. I am at the hospital. Hastahanedeyim ( orada görevli değilim ya hasta ya da ziyaretçiyim ) I am in the hospital ( görevliyim ve şu an hastyahanedeyim ) It is correct or …….

  6. In bir yerde görevli görevi icabı orada At iş takip eden yada ziret maksadıyla orada

  7. Burak bey, çok teşekkürler; açıklayıcı bilgiler olmuş.
    Yalnız bu arada dikkatimi çeken bir noktayı sormadan geçemeyeceğim. O da şu: Tüm yorumları ve onlara verdiğiniz cevapları okudum. Bazılarına cevap verirken bazılarına cevap vermemişsiniz. Bunun nedeni nedir?

  8. Nüansları çok güzel açıklamışsınız.Elinize ve hizmetinize sağlık.Teşekkürler.Sitenizin takipçisi olacağım.

  9. Yani şöyle mi düşünmek gerekir;
    “Im at home” dersek, konum olarak evimdeyim ama belki bahçede, belki kapının önünde belki balkonda görebilirsin. Fakat “Im in home” dediğimde ise evin içinde oturuyorum; belki yemek yapıyorum belki televizyon seyrediyorum ve beni görmen için senin de evin içinde olman gerek.

    Anlam farkını doğru anşayabilmiş miyim?

Yorum Bırak