4 basit adımda Would-Could-Should öğreten püf noktaları

Bu yazıda 4 adımda would, could ve should kelimelerini nasıl kullanman gerektiğini detaylı anlatımlar ve örnek cümleler ile birlikte gösteriyorum. Böylece yazının sonunda sen de bu kelimeleri birbirlerinden ayırabileceksin.

Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

Bu kelimeleri  4 Adımda inceleyeceğiz.

     Adım 1: Bu kelimeler nedir?

Bu kelimeler birer modal verb. Modal verb’leri, yapılan eylemleri modifiye etmek için kullanılan özel kelimeler gibi düşünebilirsin. Fiilleri modifiye ettikleri için, fiilden önce gelip o fiile belli zamanlarda ihtimal, zorunluluk, kabiliyet, istek gibi değişik anlamlar katmamızı sağlarlar. Modal verb’den sonra gelen fiil ise her zaman birinci hali ile olur.

Would, could ve should ya da olumsuz olan wouldn’t, couldn’t ve shouldn’t kelimelerinin görevi de bu.

Mesela çok basit bir cümleye bakalım.

“I go.” bu cümle “Giderim.” demek.

Modal verb kullanarak bu cümledeki “go” yani gitme eylemine değişik anlamlar katabiliriz ve hangi modal verb’ü kullanırsak anlam da ona göre değişiklik gösterir.

I could go.Gidebilirdim./Gidebilirim.

I should go.Gitmeliyim.

I would go.Giderdim.

I might go.Gitme ihtimalim var.

Burada could, should, would ve might kelimeleri hep modal verb görevinde.

Harika. Artık modal verb’ün ne olduğunu biliyorsun. Bu kelimeleri kullanarak bahsedilen eylemi farklı anlamlar katacak şekilde modifiye ediyoruz.

     Adım 2: Would, could ve should kelimelerinin temel anlamları

Would, could ve should kelimelerine daha yakından bakalım. Öncelikle bu kelimelerin olumsuz halleri Wouldn’t, Couldn’t ve Shouldn’t şeklinde.

Could kelimesi, gerçekleşmesi mümkün olan veya gerçekleşme ihtimali olan bir eylemi anlatmak için kullanılır. Ayrıca “can” modal verb’ünün geçmiş zaman hali olarak da kullanılır ve bu kullanımda geçmişte sahip olduğun bir beceriyi belirtir.

Eğer ifade geçmiş zamandaysa, can kelimesinin geçmişi olarak kullanılmış demektir ve geçmişteki bir beceriyi belirtir.

Eğer ifade geniş zamanda veya gelecek zamandaysa da, gerçekşemesi mümkün olan ya da gerçekleşme ihtimali olan bir şeyi belirtir.

Şimdi would kelimesine bakalım. Would kelimesi, hayali bir durumda veya belli şartlar sağlandığında gerçekleşebilecek bir eylemi, gelecekte olabilecek bir eylemi veya geçmişte düzenli olarak yapılan bir eylemi belirtmeye yarar.

ve should kelimesi, gerçekleşmesi gereken bir eylemi anlatmak için kullanılır.

Genel çerçevede bu kelimelerin işlevleri bunlar.

     Adım 3: Would, could ve should arasındaki temel farkı örneklerle anlayalım

Bunu yapmak için de aynı cümle üzerinden giderek bu 3 kelimenin anlamı nasıl etkilediğini inceleyelim.

“I swim every day” cümlesini ele alalım. Bu cümle “Her gün yüzerim” demek. Bu cümleyi kurarken would, could ve should modal verb’lerinin cümlenin anlamını nasıl değiştirdiğini inceleyelim.

  • I would swim every day.
  • Her gün yüzerdim.

Burada geçmişte düzenli olarak yaptığım bir eylemi (her gün yüzerdim) veya belli şartlar altında olabilecek bir eylemi anlatıyorum (zamanım olsa her gün yüzerdim gibi).

Eğer bu cümleyi “I could swim every day” şeklinde söylersem iki farklı anlama gelebilir. “Her gün yüzebilirdim” veya “Her gün yüzebilirim.”

Eğer geniş zamanda veya gelecek zamanda konuşuyorsam, “Her gün yüzebilirim” demiş olurum. Bu durumda, şu anda bulunduğum şartlar altında yüzebilme ihtimalimin olduğunu belirtmiş oluyorum.

Eğer geçmiş zamanda konuşuyorsam da, “Her gün yüzebiliyordum” demiş oluyorum ve geçmişte sahip olduğum bir beceriyi belirtmiş oluyorum. Bu kullanım da “can” modal verb’ünün geçmiş zaman hali görevinde.

Son olarak eğer “I should swim every day” dersem, “Her gün yüzmeliyim” demiş olurum. Bu durumda da her gün yüzmem gerektiğini, bu eylemin gerçekleşmesi gerektiğini belirtiyorum.

Bir örnek setine daha bakalım

  • I would be happy.
  • Mutlu olurdum.

Yine bu cümlede ya hayali bir durumda mümkün olan bir eylemi anlatıyorum ya da geçmişte düzenli olarak yaptığım bir eylemi belirtiyorum.

  • I could be happy.

Bu sefer de geniş zamanda veya gelecek zamanda konuşuyorsam, “Mutlu olabilirim” demiş oluyorum.

Eğer geçmiş zamanda konuşuyorsam bu durumda could, can kelimesinin geçmiş hali olarak kullanılır ve geçmişte sahip olduğum bir beceriden bahsetmiş olurum.

  • I should be happy.
  • Mutlu olmalıyım.

Bu cümlede gerçekleşmesi gereken bir eylemi belirtmiş olurum.

     Adım 4: Her zaman anlamı bir bütün olarak değerlendir.

Bu kelimelerin hangi anlamda kullanıldığını anlamak için, mutlaka söylenen cümleyi bir anlam bütününde anlaman lazım. Bunun sebebi, anlamların değişkenlik gösterebilmesi. Bunu Türkçe konuşurken de yapıyoruz. Bir örnek üzerinden ne demek istediğimi daha iyi gösterebilirim.

Mesela “I would swim” cümlesine tekrar bakalım.

Bu cümle “Yüzerdim” demek. Sadece bu şekilde baktığında, bu cümlenin hangi anlama geldiğini anlamak zor.

“Geçen sene her gün yüzerdim” gibi bir anlama gelebileceği gibi “Zamanım olsa her gün yüzerdim” anlamına da gelebilir.

Bu cümleler sırasıyla

  • Last year, I would swim every day.
  • If I had time, I would swim every day.

Aynı Türkçe konuşurken olduğu gibi, bu farkı belirleyen şey, genel anlam, cümlenin zamanı ve konuşan kişinin anlattıkları. İlk cümlede “geçen sene” dediğim an geçmişten bahsettiğim anlaşılıyor. İkinci cümlede ise “zamanım olsaydı” şeklinde başladığım için hayali bir durumdan bahsettiğim hemen belli oluyor. Bu da would kelimesinin kattığı anlamı etkiliyor.

Could üzerinden de iki cümleye bakalım.

Bu kelime de geniş zamanda ve gelecek zamanda kullanıldığında, gerçekleşme ihtimali olan bir eylemi anlatır.

Geçmiş zamanda kullanıldığındaysa “can” kelimesinin geçmiş hali olarak kullanılır ve geçmişte bir beceri veya yetenek belirtmek için kullanılır.

Mesela;

  • When you were 4 years old, you could read.
  • 4 yaşındayken okuyabiliyordun.

Bu cümle geçmiş zamanda çünkü cümleye “when you were 4 years old” yani “sen 4 yaşındayken” ifadesi ile başlıyorum. Böyle olduğu için de could kelimesi geçmişte sahip olunun bir yeteneği veya beceriyi belirtir.

  • We could stay here tonight.
  • Bu akşam burada kalabiliriz.

Bu cümle gelecek zamanda. Bu durumda da gerçekleşme ihtimali olan bir eylemi anlatmış oluyorum.

Yine buradaki farkı genel anlamdan çıkartman lazım.

Son olarak should kelimesine bakalım.,

Should kelimesi genel olarak olması gereken bir şeyi belirtir ve eylemlere bu anlamı katar. Mesela “We should go” dersem “Gitmeliyiz” demiş olurum. Veya “We should sit here” cümlesi “Burada oturmalıyız” demek.

Should kelimesinin would ve could kelimesine göre ince noktaları daha az.

Özetle, bu kelimeleri doğru bir şekilde kullanmak istiyorsan, her zaman anlam bütünlüğüne dikkat etmen önemli. Anlamdaki ince farkları, Türkçe konuşurken de olduğu gibi konuşulan konu ve cümlenin zamanı belirliyor. O yüzden her zaman anlamı bir bütün olarak değerlendirmen önemli.

İşin özünde hatırlaman gereken şey şu: Could, geniş zamanda veya gelecek zamanda gerçekleşebilecek veya yapılabilecek bir şeyi anlatır. Geçmiş zamanda ise bir yetenek veya beceri belirtir.

Would, belli şartlar altında olabilecek bir şeyi anlatır veya geçmiş zamanda konuşulduğunda, eskiden yapılan bir eylemi anlatır.

 ve should, olması gereken bir şeyi anlatır.

Bu fark ile birlikte genel anlamı her zaman göz önünde bulundurursan, zamanla bu kelimeleri rahatlıkla anlayıp kullanabileceğini göreceksin.

Süper, would, could, ve should kelimelerini bildiğimize göre birkaç karışık örnek yapabiliriz.

  • It was dark, but I could see the clouds in the sky.
  • Karanlıktı ama gökyüzünde bulutları görebiliyordum.

Cümlenin başında “it was dark” ifadesinden olayın geçmiş zamanda olduğunu anlayabiliyoruz. Bu yüzden de geçmişte sahip olunan bir beceriyi veya yeteneği belirtiyor.

  • When I was young, I would run 3 times a week.
  • Ben gençken haftada 3 kere koşardım.
  • He is sick. He should rest.
  • O hasta. Dinlenmeli.
  • I would read more books if I had time.
  • Daha fazla zamanım olsaydı kitap okurdum.

Burada “If I had time” yani “zamanım olsaydı” diyorum ve hayali bir şarttan bahsediyorum. Would kelimesi de belli şartlarda olabilecek bir olayı anlatır ve bu cümle “Daha fazla zamanım olsaydı kitap okurdum” demek.

  • He could visit us next week.
  • Bizi haftaya ziyaret edebilir.

Burada da “next week” dediğim için eylemin gelecekte olduğunu anlayabiliyoruz. Bu nedenle could kelimesi cümleye bir ihtimal anlamı katar.

  • You shouldn’t drive very fast.
  • Çok hızlı araba sürmemelisin demek.

Should, olması gereken bir eylemi belirtir. Burada olumsuz hali olan shouldn’t kullanıldığı için, olmaması gereken bir eylemi belirtmiş oluyorum.

Evet, çok fazla ince detaya girmeden would, could ve should kelimeleri arasındaki temel farklar bunlar. Bu yazıda gösterdiğim ana farkları iyi bir şekilde anlayıp oturttuktan sonra, diğer daha ince anlamları anlaman da kolaylaşacak.

8 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. Merhaba, öğretme tekniğiniz harika ancak grupla düzenli canlı ders almak istiyorum iletişime geçebileceğim tlf no su vs var mıdır ? Özellikle istediğim business english . Sınıf oluşturmanız mümkün müdür ?

  2. Videolarınız oldukça yararlı, kafa karıştırmadan direkt nokta atışı anlatımlarla çok iyi bir yapmışsınız, ilk defa böyle güzel anlatımlı bir site buldum, emeğinize sağlık (yorum yapmadan geçemedim)

Yorum Bırak