the ELEPHANT in the room ne demek?

Bu dersimizde toplantılarda, sunumlarda veya bir sorunla ilgili çözüm aranırken kullanılabilen “the elephant in the room” ifadesinin anlamına bakacağız.

Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

Önce ifadenin anlamıyla başlayalım. Bu ifade “odadaki fil” anlamına geliyor. Elephant fil demek ve room oda anlamına geliyor.

Ama bu ifade odada bir fil olduğunu belirtmek için kullanılmıyor. İfadenin nereden geldiği tam olarak bilinmese de bugün bu ifade “Herkesin bildiği ama konuşmanın kolay olmadığı veya konuşulmak istenmeyen bir sorun” anlamına geliyor.

Yani odada devasa bir fil var, herkes bu filin farkında, çünkü nasıl olmazsın ki, ama kimse filden bahsetmek istemiyor ve normal bir şekilde hayatına devam ediyor.

Kısaca, bu ifade herkes için rahatsız edici olan ve görmezden gelmenin daha kolay olduğu şeylerden bahsetmek için kullanılır.

Mesela, bir ülkede zenginlerle fakirler arasındaki gelir farkının çok yüksek bir seviyeye ulaştığını düşünelim. Herkes bu durumun farkında ama hiçbir politikacı bu durumdan bahsetmek istemiyor.

“The elephant in the room is the gap between the wealthy and the poor” dersem, bu durumu özetlemiş olurum. Yani herkesin gözünün önünde olan ama hakkında kimsenin konuşmak istemediği bu durumu belirtmiş oluyorum.

Bu ifadenin başka bir kullanımı, kimsenin konuşmak istemediği olayları tartışmaya açmak.

Diyelim ben 5 kişi ve devasa bir fil ile aynı odadayım ve herkes fili görmezlikten geliyor. Eğer ben “Şu odadaki fili konuşalım artık” dersem, aslında “Hepimizin farkında olduğu ama konuşmak istemediği şu şeyi konuşalım” demiş oluyorum.

Bu yüzden bu ifadenin;

  • I want to talk about the elephant in the room.
  • Kimsenin konuşmak istemediği şu şey hakkında konuşmak istiyorum.
  • Let’s address the elephant in the room.
  • Kimsenin konuşmak istemediği şu şeyi konuşalım.

şeklinde de kullanıldığını göreceksin.

Kısaca “the elephant in the room” ifadesi herkesin bildiği ama kimsenin konuşmak istemediği ve bu yüzden de hiç bahsedilmeyen durumları belirtmek için kullanılıyor.

Birkaç örnek cümle;

  • The elephant in the room is, how are we going to afford the house?
  • Herkesin bildiği ama konuşmak istemediği şey, evi nasıl karşılayacağız?
  • The elephant in the room was, they didn’t love each other.
  • Kimsenin konuşmak istemediği şey, onların birbirlerini sevmemeleriydi.
  • Let’s talk about the elephant in the room; the company doesn’t need more than 2 employees.
  • Kimsenin konuşmak istemediği şeyi konuşalım; şirketin 2 taneden fazla elemana ihtiyacı yok.

Evet, harika. Artık “the elephant in the room” ifadesinin gerçek anlamını ve kullanımını biliyorsun. Herkesin bildiği ama kimsenin hakkında konuşmak istemediği şeyleri bu kalıpla belirtebilirsin.

Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

4 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. Öncelikle ben ydt sınavına hazırlanıyorum ve günlük kalıplar serisindeki videolardaki bilgiler karşıma pek çıkmıyor yine de videolarınızı izliyorum çünkü tek bu gireceğim ydt sınavı için ingilizce öğrenmiyorum biliyorum ki ingilizce sadece sınav için değil her şey için lazım. Teşekkürler ileriki hayatım için bana çok yardımcı oldunuz emeğinize sağlık harikasınız.

Yorum Bırak