Fight Club Filminden 34 Kelime

Bu bölümümüzde Fight Club filminden 34 yeni kelime öğreneceksin.

Film, ismini bilmediğimiz ana karakteri tanımamız ile başlıyor.

Kendisi uyku problemi çektiği için doktorundan reçete yazmasını ister. Reçete İngilizcede “prescription” demek, “reçete yazmak” ise “to prescribe” demek. Ancak doktoru onun bazı destek gruplarına giderek yardım almasını önerir. Destek grubu ise “support group” şeklinde söylenir.

Bu destek grupları ölümcül hastalığa sahip olan insanların acılarını paylaştığı yerlerdir, karakterimiz herkese yalan söyler ve bu hastalıklara sahip olduğuna inandırır. “Ölümcül” İngilizcede “terminal” demek, “acı” ise “pain”. “yalan söylemek ise “to lie” şeklinde söylenir. “Lie” aynı zamanda “yalan” şeklinde isim olarak da kullanılabilir. Örneğin “I lied. – Yalan söyledim” demek. “This was a lie – Bu bir yalandı” demek. Bu gruplara katılmak ana karakterimizin uyku sorununu çözmesine yardımcı olur.

Özetle;

prescription : reçete

to prescribe : reçete yazmak

support group : destek grubu

terminal : ölümcül

pain : acı

lie/to lie : yalan/yalan söylemek

  • The main character wants a prescription for his sleeping problem.
  • Ana karakter uyku problemi için bir reçete ister.

  • The doctor doesn’t prescribe him drugs.
  • Doktor ona ilaç yazmaz.

  • He goes to support groups.
  • Destek gruplarına gider.

  • He doesn’t have a terminal illness.
  • Ölümcül bir hastalığı yoktur.

  • He lies to everyone and they believe him.
  • Herkese yalan söyler ve herkes ona inanır.

Karakterimiz otomotiv sektöründe çalışıyordur ve hayatından memnun değildir. Bir gün iş gezisinden dönerken uçakta Tyler Durden adında biri ile tanışıp kartını alır. Memnun ya da tatmin olmamak İngilizcede “to be unfulfilled” şeklinde söylenir.

Evine döndüğünde evinde bir patlama olduğunu görür, sahip olduğu her şey kül olmuştur. Tyler’ı arayarak onu bira içmeye çağırır, birlikte yaşamaya burada karar verirler. “Patlama” İngilizcede “explosion” demek “kül”, “ash” anlamına gelir. Karar vermek ise “to decide” şeklinde söylenir.

Bira içtikleri barın otoparkında Tyler bir anda “I want you to hit me as hard as you can” yani “Bana vurabildiğin kadar sert vurmanı istiyorum” der.

 Daha sonra birbirleriyle kavga ederler ve bunun kendilerini çok iyi hissettirdiğini fark ederler. Kavga etmek fiili “to fight” şeklinde söylenir. “Vurmak” ise “to hit” şeklinde söylenir.

Özetle;

to be unfulfilled : memnun/tatmin olmamak

explosion : patlama

ash : kül

to decide : karar vermek

to fight : kavga etmek

to hit : vurmak

  • The main character is unfulfilled with his life.
  • Ana karakter hayatından memnun değildir.

  • He meets Tyler Durden on a business trip.
  • Bir iş gezisinde Tyler Durden ile tanışır.

  • There was an explosion in his house, everything was turned to ash.
  • Evinde bir patlama oldu, her şey kül olmuştu.

  • Tyler and the main character decide to live together.
  • Tyler ve ana karakter birlikte yaşamaya karar verirler.

  • They fight in the bar’s parking lot.
  • Barın otoparkında kavga ederler.

  • They hit each other really hard.
  • Birbirlerine çok sert bir şekilde vururlar.

Fırsat buldukça aynı otoparkta kavga etmeye devam ederler ve bu, zamanla kendilerinden başka erkeklerin de dikkatini çeker. Büyük bir grup oluşturduklarını görünce, barın bodrumunda düzenli olarak kavgalar düzenlemeye başlarlar. “Oluşturmak” İngilizcede “to form” şeklinde söylenir, “bodrum” ise “basement” demek.

Ana karakter bu oluşturdukları “Fight Club”ı finansal olarak desteklemek ve kulübe daha fazla zaman ayırmak ister.

Bunun için patronuyla konuşurken kendisini döver ve sanki patronu ona saldırmış gibi davranır. “davranmak” veya rol yapmak fiili “to act” demek. Güvenlik görevlileri içeri girdiklerinde gördükleri sahne, “Tanrıya şükür. Lütfen bana tekrar vurma” diye yalvaran ana karakter ve patronudur.

Suçlu görünen patron olduğu için ana karakterimize yüklü bir tazminat verilir ve kendisi işten ayrılır. Patron” kelimesi “boss” şeklinde söylenir. “Tazminat” ise İngilizcede “compensation” demek. “Yalvarmak”, “to beg” şeklinde söylenir.

Özetle;

to form : oluşturmak

basement : bodrum kat

boss : patron

to act : davranmak

compensation : tazminat

to beg : yalvarmak

  • Tyler and the main character form a Fight Club.
  • Tyler ve ana karakter bir Dövüş Kulübü oluşturur.

  • They fight with other men in the basement.
  • Bodrum katta başka erkeklerle kavga ederler.

  • He lies about his boss hitting him.
  • Patronunun ona vurması konusunda yalan söyler.

  • He acts like he is getting hit.
  • Ona vuruluyormuş gibi davranır.

  • They give him compensation.
  • Ona tazminat verirler.

Kurdukları bu kulüp gittikçe büyür ve Tyler herkesi yaşadıkları evde yaşamaya davet eder. Ana karakterimizi ise gerçekleşen olayların dışında bırakır. Grup önce küçük yıkıcı eylemlerde bulunur ve eylemlerin seviyesi gittikçe artar. Büyümek İngilizcede “to grow” şeklinde söylenir, davet etmek ise “to invite” demek. Yıkıcı eylemlere İngilizcede “acts of vandalism” denir.

Ana karakter artık grubun hareketlerini onaylamamaya başlar. Herkesin Tyler’ın köleleri olmaya başladığını düşünür ve “Er ya da geç hepimiz Tyler ne olmamızı istiyorsa olduk.” der.

 Durumdan gittikçe daha da fazla rahatsız olur. “Onaylamamak” İngilizcede “to disagree” şeklinde söylenir ve “rahatsız olmak” ise “to be uncomfortable” şeklinde dile getirilir. “Er ya da geç” kalıbı ise “sooner or later” şeklinde belirtilir.

Özetle;

to grow : büyümek

to invite : davet etmek

acts of vandalism : yıkıcı eylemler

to disagree : onaylamamak

to be uncomfortable : rahatsız olmak

sooner or later : er ya da geç

  • The group that they create continues to grow.
  • Kurdukları grup büyümeye devam eder.

  • They invite people to live in their house.
  • İnsanları evlerinde yaşamaya davet ederler.

  • They commit acts of vandalism.
  • Yıkıcı eylemlerde bulunurlar.

  • The main character disagrees with the group’s actions.
  • Ana karakter grubun hareketlerini onaylamaz.

  • He begins to be uncomfortable.
  • Rahatsız olmaya başlar.

  • Sooner or later, they do what Tyler Durden wants
  • Er ya da geç Tyler Durden’ın istediklerini  yaparlar

Bir gün Tyler evden ayrılır. Ana karakterimiz Tyler’ın geride bıraktığı bazı belgeleri incelerken evindeki patlamaya sebep olan kişinin Tyler’dan başkası olmadığını fark eder. Belge İngilizcede “document” şeklinde söylenir. “sebep olmak” ise “to cause” demek.

Tyler’ın geride bıraktığı uçak biletlerini bulur ve bu biletlerdeki konumlara uçuşlar satın alır. “Bilet”, “ticket”, “uçuş” ise “flight” şeklinde belirtilir.

Gittiği her yerde insanlara Tyler Durden’ı aradığını söyler. Ancak bilmelerine rağmen kimse ona yardım etmeyi kabul etmez.

Özetle;

document : belge

to cause : sebep olmak

ticket : bilet

flight : uçuş

information : bilgi

  • The main character finds some documents.
  • Ana karakter bazı belgeler bulur.

  • Tyler caused the explosion.
  • Patlamaya Tyler sebep oldu.

  • The main character finds some flight tickets and books flights.
  • Ana karakter bazı uçak biletleri bulur ve uçuşlar ayırtır.

  • Nobody gives him information.
  • Kimse ona bilgi vermez.

Bu noktadan sonra Tyler ve ana karakter arasında bir kedi-fare oyunu başlar. Polis dahil yardım istediği herkes bu kurdukları büyük grubun bir üyesi çıkar ve ona yardım etmeyi reddeder. “Dahil” İngilizcede “including” şeklinde söylenir, “üye” ise “member” demek. “Reddetmek” fiilini ise “to refuse” şeklinde belirtiriz.

Tyler Durden ve ana karakter birbirleri ile karşılaşıp konuşurlar. Ana karakterimizin Tyler’ı durdurmak için “Benim için yaptığın her şey için minnetarım. Ama bu kadarı çok fazla. Böyle olmasını istemiyorum.” diye yalvarmasını izleriz.

Ana karakterimiz artık gerçekleri biliyordur ve Tyler’ı durdurmak için elinden geleni yapar. Gerçek, “truth” ve “durdurmak “to stop” şeklinde söylenir.

Özetle;

including : dahil

member : üye

to refuse : reddetmek

truth : gerçek

to stop : durdurmak

  • Nobody, including the police, helps the main character.
  • Polis dahil kimse ana karaktere yardım etmez.

  • There are a lot of members of this group.
  • Bu grubun birçok üyesi vardır.

  • They refuse to help him.
  • Ona yardım etmeyi reddederler.

  • He tries to stop Tyler when he learns the truth.
  • Gerçeği öğrendiğinde Tyler’ı durdurmaya çalışır.

Harikasın. Şimdi çabucak öğrendiğimiz tüm kelimeleri özetleyelim.

Ana karakterimiz uyku sorunu çekiyordur ve doktorundan reçete ister. Doktoru ona destek gruplarına katılmasını söyler. Kendisi bu gruplara yalan söyler.

prescription : reçete

to prescribe : reçete yazmak

support group : destek grubu

terminal : ölümcül

pain : acı

lie/to lie : yalan/yalan söylemek

Ana karakter Bir iş gezisinden dönerken Tyler Durden’la tanışır. Eve döndüğünde evinde patlama olmuştur. Tyler’ı arar, birlikte yaşamaya karar verirler ve aynı gece kavga edip kendilerini iyi hissederler.

to be unfulfilled : memnun/tatmin olmamak

explosion : patlama

ash : kül

to decide : karar vermek

to fight : kavga etmek

to hit : vurmak

Zamanla daha çok insan kavgalara katılmak ister ve barın bodrum katında bir “kulüp” oluştururlar.

to form : oluşturmak

basement : bodrum kat

boss : patron

to act : davranmak

compensation : tazminat

to beg : yalvarmak

Bu grup gittikçe büyür ve yıkıcı eylemlerde bulunmaya başlarlar. Ana karakter bunu onaylamaz.

to grow : büyümek

to invite : davet etmek

acts of vandalism : yıkıcı eylemler

to disagree : onaylamamak

to be uncomfortable : rahatsız olmak

sooner or later : er ya da geç

Tyler evi terk eder ve ana karakter bazı belgelerden evindeki patlamaya Tyler’ın sebep olduğunu anlar. Bulduğu uçak biletlerindeki konumlara biletler alır ancak karşılaştığı kimse ona yardım etmez.

document : belge

to cause : sebep olmak

ticket : bilet

flight : uçuş

information : bilgi

Grubun artık çok fazla üyesi vardır ve herkes ana karaktere yardım etmeyi reddeder. Sonunda kendisi ve Tyler buluştuklarında tüm gerçekler ortaya çıkar.

including : dahil

member : üye

to refuse : reddetmek

truth : gerçek

to stop : durdurmak

Evet, harikasın. Artık Fight Club üzerinden 34 yeni kelime öğrendin. 🙂

3 Yorum Kendi yorumunu ekle

Yorum Bırak