Hastalık ve Salgın ile ilgili İngilizce hikaye

En son videoda hastalık ve salgın ile ilgili İngilizce kelimeler anlatmıştım.Bu videoda aynı konu ile ilgili İngilizce bir hikaye anlatıyorum.Kelimelere henüz bakmadıysan bu linke tıklayarak bakabilirsin – Hastalık ve salgın ile ilgili ingilizce kelimeler

Hikayenin zamanı: Geçmiş zaman

Buna benzer İngilizce hikaye videoları için yandaki linke tıklayabilirsin. – İngilizce hikayeler

 

İngilizce Hikaye

 

2 weeks ago i got really sick and it wasn’t only me.Everyone around me was sick.The flu is really contagious and even though I was really careful I still became ill.My nose was just constantly running and stuffy.I was coughing and I felt exhausted.Eventually I couldn’t even get out of bed anymore so I decided (that) I needed to go to the hospital.

When I got to the hospital I noticed there were a lot of people.I had to wait in line for about half an hour before I could see the doctor.When I got into her office she quickly asked me what my symptoms were.I explained that I was coughing, I had a sore throat, I felt really exhausted and that I had a fever.

She told me I had the flu and that there was an epidemic.A lot of people were sick and they all had the flu.She prescribed  me some medicine that would help me feel better and help me get cured.So my next stop was the pharmacy

I went to the pharmacy, walked inside and gave my prescription to the woman working there.She looked at the prescription and gave me some cough syrup, some fever relief pills and antibiotics.After I paid for the medicine I quickly went home because I was feeling horrible.

I took all my medicine and started resting.After a few days I started to feel better.It took me about a week to fully recover.Now I stay away from people who have the flu as much as possible.I never want to go through that again.

 

İngilizce Hikayenin Türkçesi

 

2 hafta önce çok hastalandım ve tek hastalanan ben değildim.Etrafımdaki herkes hastaydı.Grip bayağı bulaşıcı bir hastalık ve çok dikkat etmeme rağmen hastalandım.Burnum sürekli akıyordu ve tıkalıydı.Öksürüyordum ve kendimi çok yorgun hissediyordum.Sonunda yataktan kalkamaz oldum ve hastaneye gitmeye karar verdim.

Hastaneye vardığımda orada çok insan olduğunu fark ettim.Dokturu görmeden önce sırada yaklaşık yarım saat beklemem gerekti.Ofisine girdiğim zaman bana çabucak belirtilerimin ne olduğunu sordu.Ona öksürdüğümü, boğazımın ağrıdığını, çok yorgun hissettiğimi ve ateşim olduğunu anlattım.

Bana grip olduğumu ve bir salgın olduğunu söyledi.Çok sayıda insan hastaydı ve hepsi gripti.Bana, kendimi iyi hissetirecek ve iyileştirecek ilaç yazdı.Böylece bir sonraki durağım eczaneydi.

Eczaneye gittim, ,içeri girdim ve orada çalışan kadına reçetemi verdim.Reçeteyi inceleyip bana öksürük şurubu, ateş düşürücü ve antibiyotik verdi.İlaçların parasını verdikten sonra çabucak eve geldim çünkü kendimi berbat hissediyordum.

Tüm ilaçlarımı alıp hemen dinlenmeye başladım.Birkaç gün sonra kendimi daha iyi hissetmeye başladım.Tamamen iyileşmem yaklaşık 1 haftamı aldı.Şu sıralar grip olan insanlardan olabildiğince uzak durmaya çalışıyorum.Bunu birdaha asla yaşamak istemiyorum.

 

Hikaye bukadar.Umarım birkaç yeni kelime öğrenebilmişsindir.Herzamanki gibi kafana takılan veya söylemek istediğin herhangi birşey varsa hemen bu yazının altında bana yorum bırakabilirsin.Görüşmek üzere!

73 Yorum Kendi yorumunu ekle

    • Merhaba Göksu.Öncelikle bir anda çok fazla kelime ezberlememeye çalış.Eğer haftada 20 – 25 kelimeden fazla ezberlemeye kalkarsan bir sonraki hafta çoğunu unutursun ve bu böyle sürüp gider.O yüzden öncelikle daha az kelimeyi tam olarak öğrenmeye odaklan.

      Bunun dışında yapılan en büyük hata kelimelerin ezberlenip geçilmesi.Eğer kelimeyi gerçekten öğrenmek istiyorsan onu bir cümle içinde kullanmalısın.Haftalık seçtiğin 20 – 25 kelimeyi sürekli hafta boyunca kendi ürettiğin cümleler içinde kullanmalısın.Bunu sözlü olarak da kendi kendine yapman artı bir fayda sağlayacaktır.

      Son olarak belli peryotlarda dönüp geçmişte öğrendiğin kelimeleri(Özellikle zorlandıklarını) yine kendi cümlelerini kurarak tekrar etmelisin.Bunları yaptığın takdirde o öğrendiğin kelimeler aklında kalacaktır.Bol tekrar ve kelimeleri cümle içinde kullanmak çok önemli.Özet olarak:

      1 – Bir anda çok fazla kelime öğrenme
      2 – Seçtiğin kelimelerle mutlaka cümle kur
      3 – Belli peryotlarla geçmişte öğrendiğin kelimeleri tekrar et

      İyi öğrenmeler!

  1. çok güzel teşekkürler. anlattığım kelimelerin İngilizce yazlırarraraaluluuauruu çok iyiydi 😀

  2. bu really ve got’ın oralarda kullanmanızın sebebını sorabılırmıyım acaba tesekkulr.

    • “Get” fiil olarak elde etmek, kazanmak ve almak gibi çok anlamı var ve çeşitli yerlerde kullanılıyor.Sorduğun durumu örnekle daha iyi açıklayabilirim sanırım.

    • Mesela İngilizce’de kızgın – Angry demek.Ama kızmak to get angry demek.
    • Üzgün – Sad demek ama üzülmek to get sad demek.
    • Hasta – Sick demek ama hastalanmak to get sick demek.
    • O yüzden I got sick aslında “hastalandım” demek.

      Really ise gerçekten anlamına geliyor.Mesela biri size şok edici bir şey anlattıysa buna “Really?” yani “Gerçektenmi?” diye cevap verebilirsin.

      Really aynı zamanda “çok” anlamında da kullanılıyor.Mesela,

    • I’m really angry, gerçekten çok kızgınım anlamına geliyor.
    • I’m really sad, çok üzgünüm anlamına geliyor.
    • I’m really sick, çok hastayım anlamına geliyor.
    • Eğer bu iki durumu birleştirirsek, 2 weeks ago I got really sick cümlesinin aslında “2 hafta önce çok hastalandım” anlamına geldiğini görmek mümkün.

  3. co tesekkur edıyorum pekı burak bey Now I stay away from people who have the flu as much as possible(bu yazmıs oldugunuz cumlede who yerıne have’a ing getırebılırmıyım aynı anlam cıkarmı pekı tesekkurler.

    • Hayır burada aynı anlam çıkmaz.Bunu sorduğunuza göre sanırım relative caluse konusunu biliyorsunuz.Bu dediğiniz sadece subject relative clause olan cümlelerde oluyor.

      Mesela sizin dediğiniz,

    • She has never met the teacher speaking right now.(She has never met the teacher.The teacher is speaking right now.)
    • The man standing there is my father.(The man is my father.He is standing there.)
    • Eğer birinci cümlenin öznesi veya nesnesi ile ikinci cümlenin öznesi aynı ise ( Yukarıdaki durumlarda öyle ) dediğiniz kural geçerli.

      Sorduğunuz soru kolay bir soru değil ve ince bir noktası var.Öncelikle emin olmadığınız durumlarda hiç relative pronoun kısmını(Who, That, Which v.b) kaldırmamanız daha iyi olacaktır.

      Bu cümlede geçerli değil çünkü grip olan kişiler grip oldular bile.Bunu bir araba örneğiyle daha iyi anlatabilirim sanrım.

      Diyelim araba alıyorsunuz.Aktif olarak arabaya sahip olmak için yaptıklarınız araba için ödeme yapıp anahtarları aldıktan sonra bitiyor.Artık o arabaya sahip olmak için aktif olarak birşey yapmıyorsunuz.Araba zaten sizin.

      Oysa ki zıplamak veya konuşmak gibi durumlarda o eyleme devam etmek için zıplamaya veya konuşmaya devam etmelisiniz.

      İşte grip olmak araba örneğine benziyor.Kişi kısa bir süreliğine aktif olarak hasta olur gibi düşünülüyor.Bu kişiler hasta olduktan sonra bu durumlarını devam ettirmek için,koşu yapmak ve yürümek gibi durumlarda olduğu gibi,birşey yapmalarına gerek yok.Zaten hastalar.

      Dediğim gibi biraz havada kalabilecek bir durum.Ama dediğiniz başka cümlelerde geçerli olmasına rağmen bu cümle için geçerli değil.

      • cok saolun ayrıntı ıcın 🙂 pekı konusma dılınde (ing) getrırsem demek ıstedıgımı anlarlar mı? bu son sorum 🙂

  4. Merhaba Burak,
    Hikayenin ingilizcesini detayli inceledigim icin ezberlemis kadar oldum. Boylece dinlerken neyden bahsettigini anliyorum ancak bu sadece yaptigim ezberden kaynaklaniyor gibi hissediyorum. Yani gramer yonunden olsun, kelimelerin birbirleriyle iliskileri anlaminda olsun fazla iliskilendirme yapamiyorum. Bu normal midir ya da yontemimde bir eksiklik mi var?

    • Merhaba =)

      Grameri ve kelimeleri fazla ilişkilendiremiyorum derken neyi kastediyorsun acaba? Yani söylediklerimi anladığın için değilde ezberlediğin için mi anlıyorsun?

      Durum bu olsa bile kesinlikle yeni birşeyler öğrenmişsindir ve bazı şeyler oturmuştur. Ama tam fayda sağlayabilmek için yapabileceğin birkaç şey daha var.

      Hikayeyi detaylı incelediysen bazı kalıpları oradan çekip kendi cümlelerini kurmanı tavsiye ederim. Örneğin “even though” kalıbını seçtiysen rastgele kendi cümlelerini kalıba uygun olarak kurmaya çalışabilirsin.

      – Even though I was tired, I didn’t sleep.
      – Even though I am angry, I wont scream.
      – Even though he was sad, he didn’t cry
      – Even though I slept, I am still tired.

      Gibi.

      Bunu hikayedeki kalıplarla yapman bu noktada faydalı olacaktır. Eğer bunu konuşarak yaparsan daha da faydalı olacaktır. Bunu yaptıktan sonra bir kere daha hikayeyi dinleyip kullandığın kalıpları iyice gözden geçir. Sonra yeni bir hikayeye geçebilirsin.

      Kalıplarla kendi cümlelerini kurarken takılırsan bana herzaman buradan yazabilirsin.

  5. Cevabın için çok teşekkür ederim güzel insan/hocam/arkadaşım =) İlk yorumumda ilişkilendirmekle ilgili yazdığım karmaşık cümlede anlatmak istediğim tam olarak senin yazmış olduğun “Anladığım için değil ezberlediğim için anlama” problemiydi. İngilizcem gibi Tükçem de mi zayıf diye kendime kızıcam şimdi=) Cevap mailinde dediklerini uygulayacağım.

    Ayak üstü bir slogan da yaptım. Umarım hatalı değildir.

    “i will be go forward your way”

    =)

    • Rica ederim =) Slogan güzel, sadece oradaki “be” kelimesini atabilirsin =) iyi akşamlar!

  6. Aslında sloganda söylemek istediğim; “Yolunda ilerliyor olacağım” idi, dolayısıyla cümleyi şu şekilde düzeltmeliyim sanırım. Yine hata yapıyorsam düzeltirsen sevinirim.

    “I will be going forward your way”

  7. even though I was really careful I still became ill cümlesine “still” kelimesinin anlamı “yine de” olsa gerek doğrumuyum? aslında still kelimisinin anlamını ” halen,hala” zannediyordum. ackıcası orada kafam karıştı ?Bu kısmı biraz aydınlatabilirmisin.Şimdiden çok teşekkür ederim.Emeklerinize sağlık.

    • Merhaba Betül,

      Evet doğrusun. “Still” iki anlama da gelebiliyor. Eğer “ama, … rağmen, … olsa da” anlamları içeren cümlelerle birlikte kullanırsan genelde “yine de” anlamı olur. Eğer normal olarak kullanırsan “hala” anlamına gelir. Örneğin;

      – We played well but we still lost (iyi oynadık ama yine de kaybettik)
      – I am still sick. ( Hala hastayım.)
      – Even though he ran fast he still lost. (Hızlı koşmasına rağmen yine de kaybetti.)
      – He is still studying. (Hala ders çalışıyor.)

  8. merhaba .Eventually I couldn’t even get out of bed anymore so I decided (that) I needed to go to the hospital. cumlesındekı even getout bed anymore nedemek

    • Merhaba Gizem,

      I couldn’t get out of bed anymore, Artık yataktan kalkamıyordum anlamına geiyor. Burada “even” kelimesi cümleye “hatta” anlamı katıyor. Yani,

      – I couldn’t even get out of bed anymore, hatta artık yataktan kalkamıyordum anlamına geliyor.

  9. MERHABA,
    put on arasına nesne girebilir mi yani bu separable phrasal verb mü yoksa inseparable mi. Aslında bu tarz yani iki kelimeden Oluşan filler için separable ve inseparable diye ayırarak video cekebilirmisin.Bizim için çok iyi bir şey yapmış olursun.Şimdiden teşekkürler

    • Mesela put on,

      – I put some clothes on
      – I put some weight on
      – He put some lotion on

      Şeklinde kullanılıyor. Yani nesne girebiliyor.

  10. merhabaa
    “WE learn to swim by watching you drown” cümlesini “senin boğuluşunu izleyerek yüzmeyi öğreniyoruz ” olarak cevirirsem hatalı olurmuyum , ama sanki daha farklı bir şey kastediliyormuş gibi geldi.Yardımcı olabilirmisin?

    • Merhaba Betül,

      Evet çeviri doğru. Genel olarak yazıda başka bir şeyden mi bahsediyor bilemiyorum ama senin çevirin doğru.

  11. merhabalar site gayet başarılı fakat çok hızlı hikaye anlatıyorsun ve bir yerden sonra kopuyor ve gidiyor.

  12. Merhaba burak bey, öncelikle tesekkur ederim cok guzel bir site. Ama hikayelerinizi dinlerken yazılı metne bakmadigim takdirde anlayamiyorum.illa kelimeyi gormem gerekiyo. Acaba siz mi hızlı konuşuyosunuz, olmasi gereken bu mu ? Kendimi Nasıl gelistirebilirim

    • Merhaba Betül,

      O videolarda normal hızda konuşuyorum. Başlarda anlamakta zorlanman normal. Bol bol dinleme yaparak(anlayarak) bu sorunu yavaş yavaş giderebilirsin.

  13. yazdıgınız bu metinde 5 tane wh ile ve 5 tane dogru 5 tane yanlıs soru yazabılır mısın yazarsanız cok mutlu olurum

  14. Tek tense üzerinde değilde tüm tenseleri içeren hikayelere ulaşmaya çalışıyorum yardımcı olabilir misiniz?

  15. Merhaba size bir şey sormak istiyorum. Şimdi hikayelerinizi siz deyince anlamıyorum ancak yazıya bakınca anlayabiliyorum. Galiba benim ”listening” becerim ”reading” becerim kadar gelişmemiş. Bunu geliştirmek için ne yapabilirim sizce?
    Bir de ben size mail yollamıştım, acaba gelemedi mi? Niye cevaplamadınız?(Kabalık olmazsa)

  16. Merhabalar
    Yaptıklarınız için çok teşekkürler.
    Videların ses dosyaları da olabilseydi tekrar tekrar dinleyebilme şansı bulabilirdik.

  17. Sitenize tek kelimeyle bayıldım!.. Nasıl bu kdar duru,açık,yalın ve rahat konuşabiliyorsunuz ingilizceyi ? 🙂 İzlerken sizi gıpta ettim doğrusu 🙂

  18. Burak kardeşim değerli emeklerin için çook teşekkür ederim…sevgi ve saygılarımla, esenlikle kalasin…

  19. She prescribed me some medicine that would help me feel better and help me get cured. bu cümlede neden to feel better,ve to get cured kullanmamışsınız?

  20. cok basarili.Gercekten emegine saglik.Farkli ve titizlikle calisilmis…Ingilizceye artik daha ogrenilebilir bir durum olarak bakiyor…Konulari ogrenmeye calisiyorum.Keske bircok kisi bu sitenin farkina varsa…

  21. Aslında youtube’dan çok uzun zaman önce abone olmama rağmen sizin dil öğren(e)memekteki 8 problem yazınızdaki gibi ben de hep zamansızlığı ya da başka türlü bahaneleri öne sürüp bir videonuzu bile izlememiştim. bu sebeple sitenizin varlığını da bugün tesadüfen izlediğim ilk videonuzdan öğrendim. Sitenize de üye oldum. Yıllardır içimde uktedir ingilizce. 40’lı yaşlarımı sürüyorum ve başlangıcı az buçuk aşma seviyesinden ileri gidebilmiş değilim. Bunda en önemli etken benim fırsat yaratmamamdır. Zamanında 1 yıl kadar özel okula devam edip sonrasında devlet okuluna dönmüş biriyim ve o bir yılda bile haftada 12 saat ingilizce dersi alınca neredeyse liseyi bitirene kadar idare etmiştim halen telaffuzumun fena olmamasının en önemli sebebidir o 1 yıl. Şimdilerde kendi kendime öğrenmek arzusundayım. Hem çalışma hayatı hem de maddi imkansızlıklar yüzünden bir kursa gitme şansım yok bu sebeple sizinki gibi sitelerden çabalayacağım.
    Söylemek istediğim sizin bu gayretinizin gerçekten takdire şayan olduğudur. Ellerinize, beyninize sağlık. Bence bu kadar genç yaşta çok mühim bir iş yapıyorsunuz.
    Esasında bunu bir maille yazmayı istiyordum ama burada dayanamayıp yazmak istedim. Bundan sonra takipçiniz olacağım.
    Selam ve sevgilerimle.
    Başarılarınızın devamını dilerim.

  22. Meraba ben Büşra ingilizce yazısını nasıl okuyacagimi bilemiyorum nasıl okuyacağım? 😤😤😤😤😤

  23. That there was cümleye dugu anlamamı katıyor yoksa that mi katıyor bu anlamı sadece that i had a fever cümlesinde de ateşim olduğunu diye çeviriyoruz burda da dugu anlamı katıyor sanirim

  24. Ben soğuk alan birine uzun uzun tavsiye veren bir paragraf yazicam yardımcı olur musun?

  25. sadece hikayeden değil yorumlara yazdığınız açıklamalardan(bilgilerden) bile bir çok şey öğrendim. her bir video bir çok yeni ve gayet açıklayıcı bilgilerden oluşuyor. bir epi üyesi olarak tekrar teşekürler…

  26. Merhabalar hocam,
    çok güzel bir çalışma olmuş. Emekleriniz için çok teşekkür ederim. Çekim sırasındaki çabalarınızı izlemek gülümsetti. Aslında bu videoları hazırlamanın göründüğü gibi kolay olmadığını da görmüş oldum. Sizinle birlikte heyacanlı bir şekilde ingilizce öğrenmeye başladım. Sizinle birlikte devam edeceğim. Çok başarılı bir insansınız. Teşekkür ederim. Kolay gelsin. 🙂

  27. Harika derslerden biriydi, teşekkür ediyorum bende.

    Yine de benim “just” ile sorunum var :/
    “My nose was just constantly running and stuffy”. Cümlesindeki “just” tam olarak ne katıyor cümleye? Yani o olmasaydı da “Burnum sürekli akıyordu ve tıkalıydı” anlamına geliyor cümle. Çok sık kullanılıyor bu “just” ve tam olarak etkisini anlayamıyorum. Biraz anlayabilsem de yanlış bir yerde kullanmaktan çekiniyorum.

    Teşekkürler.

  28. Hocam merhaba, I was coughing ( öksürdüğümü) was durum cümlelerinde kullanılır diye biliyorum burada cümleye kattığı anlamı anlayamadım.

Yorum Bırak