İngilizce’de Present Perfect Tense

Bu videoda İngilizce’de present perfect tense konusunu gösteriyorum. Önce present perfect tense’in nerelerde kullanıldığını gösteriyorum, daha sonra da present perfect tense ile simple past tense arasındaki farkları örneklerle gösteriyorum.

Bir sonraki videomda ise persent perfect tense ile soru sormayı ve cevaplamayı gösteriyorum. Videonun altından anlattıklarımın yazılı açıklamalarını bulabilirsin.

Bu konuyla bağlantılı olan “yet, already, just, already” gibi kelimeleri gösterdiğim videoyu izlemek için alttaki bağlantıya tıklayabilirsin

İngilizce’de yet, already, recently, lately ve just (Present Perfect Tense)

İngilizce’de Present Perfect Tense

 

Present perfect tense İngilizce’de geçmişte olmuş olan fakat zamanı önemli olamyan olaylar için kullanılır. Present perfect tense, “Bu filmi daha önce izledim.” veya “Daha önce Londra’ya gittim.” gibi cümleler kurmak için kullanılıyor.

Cümle kurarken “have” veya “has” ile birlikte fiilin 3.halini kullanmalısın. Örneğin;

  • I have seen this movie twice. (Bu filmi daha önce iki kere izledim.)
  • We have never been to Germany (Hiç Almanya’ya gitmedik/Almanya’da bulunmadık)
  • He has played football before. (Daha önce futbol oynadı.)

Burda “seen, been ve played” sırasıyla “see, be ve play” fiillerinin 3.hali. Dikkat etmen gereken bir diğer nokta ise “have ve has” kelimeleri.

Eğer özne “I, you, we, they” ise “have” kullanılmalı. Eğer özne “He, she, it” ise “has” kullanılmalı.

Kullanım Yerleri

Şimdi Present perfect tense’in kullanım yerlerine bakalım. Present Perfect tense geçmişte başlayıp hala devam eden olaylarda (I have played football for 3 years.), bitmesini beklediğin fakat hala bitmeyen durumlarda (The rain hasn’t stopped yet.) ve “Just, already, yet, never” gibi kelimelerin kullanıldığı durumlarda karşına çıkacak.

Geçmişte başlayıp devam eden olaylar

Present perfect tense, geçmişte başlayıp hala devam eden olaylarda kullanılır. Örneklere bakalım;

  • Bu yıl bir filmi 2 kere izlediysen ve bunu söylemek istiyorsan, “I have seen this movie twice this year” demen gerekir.Burada present perfect tense kullanılır çünkü bu yıl filmi 3.kez izleme şansın var. Hala devam eden olay derken kastım bu. Belirttiğin zaman dilimi içinde durumun değişme ihtimali var.
  • Eğer geçen sene deseydin simple past tense kullanarak,” I saw this movie twice last year.” demen gerekirdi çünkü bu sonucu değiştirme şansın yok. Geçen sene geçti.
  • Eğer hiç zaman belirtmezsen yine “I have seen this movie twice” diyerek present perfect tense kullanmalısın çünkü hayatının sonuna kadar filmi 3.kez izleme şansın var. Durum devam ediyor.
  • “Bu arabayı bu sene 2 kere kullandım” derken geçmişte başlayıp hala devam eden bir olaydan bahsediyorsun.Evet, arabayı 2 kere kullandın ama bu sene 3.kez kullanma ihtimalin de var. Durum devam ediyor. O yüzden “I have driven this car twice this year” demen lazım.
  • Geçen sene demiş olsaydın, o sene artık geçtiği için “I drove this car twice last year” diyerek simple past tense kullanmalıydın.
  • Eğer zaman belirtmezsen, otomatik olarak bahsettiğin süre “hayatın boyunca” olduğu için ve hayatın boyunca o arabayı 3.kez sürme ihtimalin olduğu için yine present perfect kullanarak “ I have driven this car twice” demen gerekirdi.

 Bitmesini beklediğin fakat devam eden olaylar

Present perfectin kullanıldığı başka bir durum, bitmesini beklediğin fakat henüz bitmeyen eylemlerin dile getirilişi. Örneklere bakalım;

  • Diyelim yağmurun bitmesini bekliyorsun ve arkadaşına yağmurun henüz bitmediğini söylemek istiyorsun.Bunun için, “The rain hasn’t stopped” demen lazım.
  • Veya mustafanın işlerini halletmesini bekliyorsun fakat hala halledemedi.Arkadaşına, mustafa işlerini halletmedi derken, “Mustafa hasn’t finished his work.” demen gerekir.
  • Diyelim oğlun yemeğini bitirmedi ve masadan kalkmak istiyor. Sen de ona “Hayır, yemeğini bitirmedin” demek istiyosun. Burada da aynı kural geçerli ve “No, you haven’t finished your food” demen lazım çünkü bitmesini beklediğin bir olay henüz bitmedi.

Present perfect tense ile Simple past tense arasındaki farklar

Evet şimdi present perfect ile past simple arasındaki farklara biraz daha derinden daha fazla örnek yaparak bakalım.Bu çok karışıtırılan bir durum. Genelde ne zaman hangisinin kullanılacağı zor ayırt edilir.

Eğer geçmişte belli bir zamanda bir şey yaptığını söylemek istersen, simple past tense kullanırsın.Örneğin;

  • Dün film izledim, “I saw a movie yesterday.” demek. Dün bitti ve bu hareket hala devam etmiyor.Eğer “Bu filmi izledim” demek istersen, present perfect tense kullanarak “I have seen this movie” demen gerekirdi çünkü spesifik bir zaman belirtmedin ve bu filmi tekrar izleme şansın var.
  • Geçen hafta denedim, “I tried last week demek”. Geçen hafta geçti o yüzden simple past tense kullanılır.
  • “3 kere denedim” gibi bir şey söylemek isteseydin “I have tried 3 times” diyerek present perfect tense kullanmalıydın. Çünkü geçmişte bir zaman belirtmedin.“Geçen ay 3 kere denedim” demek isteseydin, geçmiş bir zaman belirttiğin için “I tried 3 times last month” diyerek simple past tense kullanmalıydın.
  • “Geçen sene futbol oynadım.”, “I played football last year.” demek. Yine geçen sene geçtiği için simple past tense kullanılır.
  • Ama eğer sepsifik bir zamandan bahsetmiyorsan ve sonucun değişme ihtimali varsa present perfect tense kullanılır. Mesela “Bu sene 3 kere futbol oynadım” demek isteseydin, “I have played football 3 times this year” demen gerekirdi. Çünkü sene bitmedi ve 4.kez oynama şansın var. Bu yüzde klasik “I have been to London.” örneğinde present perfect kullanılıyor. Zaman belirtmediğin için otomatik olarak belirttiğin süre “hayatın boyunca” oluyor.
  • Hayatın boyunca da Londraya 3.kez gitme ihtimalin olduğu için “I have been to London” demen gerekiyor.
  • Eğer yine geçen sene veya 3 sene önce gibi geçmiş olan bir zamanı belirtseydin, simple past tense kullanarak “I went to London last year” demen gerekirdi.

Evet present perfect tense ve present perfect tensi ile simple past tense arasındaki farklar bunlar. Bir sonraki videomda present perfect tense kullanarak soru sormayı ve cevaplamayı gösteriyorum.

Video yayınlandığında gerekli bağlantı bu yazıya eklenecektir.

 

 

122 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. Öncelikle çok teşekkür ederim. Sürekli ikisi arasındaki farkı kavramamakta ısrar ediyordum. Son noktayı sizin sayenizde koydum. 😀

  2. Bu konuyu ilk defa bi kadar iyi anladigimi ve kafamda soru isareti kalmadigini soylemeliyim. Cok tesekkurler

  3. Merhaba bu değerli video için teşekkürler. Konu ile alakası yok ama aklıma takılan bir kelimeyi size sormak isterim müsadeniz olursa.

    Cem was hit by a car. (Cem’e bir araba çarptı.) Bu örneği anladım fakat “Cem’e bir araba çarpacaktı son anda kurtuldu.” cümlesini ingilizceye bir türlü çeviremedim. Yardımcı olursanız minnettar olurum teşekkürler.

    • Merhaba,

      Çarpacaktı, yapacaktım gibi durumlarda İngilizce’de “was going to” kullanılabilir. Örneğin;

      I was going to go but I didn’t – Gidecektim ama gitmedim.
      I was going to play but I got sick – Oynayacaktım ama hastalandım.

      Bu durumda “Cem was going to get hit by a car but he escaped in the last moment.” diyebilirsin. Alternatif olarak “about to” da kullanabilirsin. “About to” cümleye “neredeyse” anlamı katar.

      – Cem was about to get hit by a car.

      Bu cümlede zaten son anda kurtuldu anlamı var.

      • “was going to” kalıbını biliyordum fakat işin içine “be” girdiğinde bazen karıştırabiliyorum, cevabınız çok açıklayıcı ve detaylı. Yanıtınız ve bu güzel site için çok teşekkürler. Allah razı olsun.

          • Geçen gün size maillerinizin takipçisiyim diye mail aşmıştım. Hocam tekrar Merhaba..
            Benim burda sorum şudur ;
            Cem was hit by a car. (Cem’e bir araba çarptı.)
            Hakanın dediği gibi çeviremedim ben bu çümleyi, şu şekilde olmazmı ;
            Cem bir araba ile vurdu.

          • Cem bir araba ile vuruldu olur. Fakat Türkçe’de bu cümleyi daha çok “Cem’e bir araba çarptı” deriz. Aslında direk çeviri yaparsan bu cümle “Cem araba tarafından çarpıldı” gibi bir anlama geliyor.

      • neden “a car was going to hit to cem” olmaz mı? bu ifade yanlış mı ?
        konu anlatımın çok net, beğeniyorum🍀🍀🌸

    • aslında çeviride çevirirken de ‘Cem was hit by a car’ bu cümleyi (Cem’e bir araba çarptı) diye çıkıyor.

  4. iyi geceler dilerim,

    gerçekten yaptığın çalışmalar için çok ama çok teşekkürederim.
    bilmiyorum edatlar ve zarflar hakkındada video hazırladın mı?hazırlarsan çok sevinirim.bir de cümle kuramıyorum tavsiyelerin nelerdir?

    teşekkürler.

  5. Teşekkürler Burak 10 yıldır hocalardan dinliyordum. Bir türlü zamanları kafamda oturtamıyordum. Hikayeni de okudum e mailden. Yaşayan biliyor ve öğretiyor 🙂

  6. Teşekkürler 10 senedir öğretim görüyorum bir faydası olmuyor sizin videolarınızı izleyince 10 senelik öğretmen gibi hissediyorum kendimi sayenizde İngilizceden geçtim çok teşekkür ederim

  7. Siteyi yeni keşfettim gerçekten çok akıcı, kolay ve öğretici bir anlatım emeğine sağlık arkadaşım

  8. Abi bu videoları indirmek için bir link de yollar mısın? her zaman erişim imkanım olmuyor da. Bazen tekrar etmem gerekiyor. teşekkürler

  9. Hocam çok saolun Allah razı olsun. Sizin sayenizde ingilizcemizi en iyi şekilde geliştireceğimize inanıyorum. Tabi iş birazda bizde bitiyor. ingilizce işi biraz sabır işi.Öyle hemen küsmemeliyiz. azimle sabırla sizin de katkınızla inşallah bu iş olacak.tekrardan teşekkürler.

  10. Çok başarılı bir anlatım olmuş ve Youtube vidyonuzun sonundaki telkin sözleri bence pek çok kişiye çok doğru bir yönlendirme yapacaktır.
    Emek harcadığınız için teşekkürler.

  11. Herkese önereceğim herkese! İlk kez bu konu arasındaki farkı anladım siz mükemmelsiniz. 🙏

  12. Burak kardeş güzel olmuş kısa ve öz 21 yıllık bir öğretmen olarak söylüyorum senden iyi öğretmen olur

  13. Sizi tebrik ederim.Çok anlaçılır ve cok egiticiler! Ben cok arastırdım ama sizinkileri gibi kısa ve öz hiç bulamadım.Basarılarının devamını diliyorum.Sizin gibi gencler Turkiyeye cok lazım – bılgılı ve paylasımcı.Ayrıca turkçenıze de hayran kaldım!Keske diger tenslerın videoları da olsaydı – past perfect….
    Kendinize iyi bakın!Anneniz ne kadar gururlansa azdır. Selamlar saygılar.Zeliha ablan

  14. “Having collected her data in summer, Serap started writing her report in autumn”
    cümlenin anlamını anlayabiliyorum sadece bu türde nasıl cümle kurabileceğimi öğrenmek istiyorum çünkü her koşulda ilk cümle present perfect ikincisi past cont ya da past olmuyo.. EĞER BU YORUMU GÖRÖRSEN EN KISA SÜREDE CEVAP ALMAYI ÜMİT EDİYORUM (MAİL OLURSA SÜPER OLUR).. çünkü hazırlık muafiyet sınavım 1 hafta sonra!!!!!!!!!!!!!

    • yani bu tür cümleleri kurma kuralları ve neye dikkat etme gerektiği konusunda bir info alabilirsem ÇOOK memnun olacağım..

  15. Açıklamalarınızı okurken “haa demek ki buymuş” diyerek, yıllardır kafama takılan, ayağıma dolanan konularda adeta aydınlanma yaşıyorum. İngilizce gramerle sorunu olmayan ama iş konuşma kısmına geldiğinde kaçan biriyim. Videolardaki doğallığınıza bakınca bu da o kadar korkunç görünmüyor gözüme artık, sayenizde dilim çözülecek sanırım. 🙂 Emeğiniz için çok teşekkürler.

  16. Yeditepe b1 hazırlık öğrencisiyim bir çok hocadan daha açıklayıcı ve akıcı anlatıyorsun. Umarım bu kalitede videolarına devam edersin. Teşekkürler.

  17. Merhaba,
    Çok teşekkürler anlatımlarınız için, yılların karışıklığını toparlama şansım oldu kafamda.
    Fakat bir şeye takıldım, örneklerinizden biri:
    “She has met him”
    “Meet”burada görüşmek anlamındaysa sorun yok ama tanışmak anlamındaysa, bu kalıbı kullanmak yanlış olabilir mi, tanışmak tek seferlik bir eylem değil midir?

  18. Örneklerin çok benzer, biraz daha farklı olsa iyi olur, yine teşekkürler.

  19. Konuları,sade,basit ve çok anlaşılır bir şekilde anlatıyorsunuz.Sizleri takip ediyorum. Bazı Grammer konuları işlenmemiş.Onları eklenirseniz sevinirim.Konuların pdf dosyaları ekleseniz çok iyi olur.Sizleere teşekkür eder.Başarılar dilerim.

  20. Bu iki zamanı yıllaraca anlayamadım. Bu kadar kolay kimse anlatmamıştı. :))). Çok teşekkür ederim.

  21. Hocam çok teşekkür ederim bu makale/video ve diğerleri için.. Naçizane bir tavsiyem olacakİ Sitenin tasarımını sakın değiştirmeyin ilerde, en azından yakın gelecekte.. çok sade, insanı yormayan,olması gerektiği kadar herşey.. tebrik ediyorum sizi.. emeklerinizin karşılığını maddi anlamda da fazlasıyla alırsınız umarım.. selamlar..

    • Teşekkür ederim. Değişmesi halinde de yine bu özellikleri mutlaka dikkate alacağım =)

  22. Merhaba. Mesela diyelim henüz olmuş bir olaydan bahsediyoruz; Pardon, uyuyakalmışım. (Daha demin uyuyakalmışım ancak şimdi uyandım) derken Simple Past Tense (Sorry, I fell asleep.) kullanacağız değil mi?

  23. Ben hazırlık okuyorum ve yarınki sınav için ipçuları edindim, sizi her zaman izliyorum çok teşekkür ederim🤗

  24. Burak abi sana ne kadar teşekkür etsem az şuan hali hazırda kursa gitmekteyim ama senin anlatımından sonra gerçekten anlayabildim diyebiliyorum.Çok teşekkürler devam 🙂

  25. Tebrik ederim bir cok hocadan daha anlasilir anlatmissiniz Turkce orneklerle. Gercekten bravo

  26. bu güzel konu anlatımı için teşekkürler. present past tense de her zaman geçen yıl gibi zaman ifadesi mi kullanmalıyız

  27. Şurup içmek eylemini present perfect tense le resimlemem lazım kafam çok karıştı napacağım???

  28. Abi her konu anlatım videosunda kapatıp gidiyordum. Sen çok güzel anlattığın için tekrar tekrar dinleyesim geliyor. Abi bide çok yakışıklısın 🔥

  29. Normalde böyle şeylere yorum yapmam. Ama tebrik ediyorum ilkkez bu kadar iyi anladim bu farki..

    • “I haven’t saw” hatalı oluyor çünkü “saw”, “see” fiilinin ikinci hali. Burada üçüncü hali kullanılarak “I haven’t seen” denmeli.

  30. çok yararlı bir konu anlatımı teşekkürler. instagram veya facebook kullanıyomusun ?

  31. Daha iyi anlatılamazdı, biliyorum ama bir yerlerde eksik var dediğim her şeyi sitenizde hallettim. Geriye tek kalan konuşup pratik yapmak kalıyor. Harikasınız.

  32. hocam

    how sad! George (dream) ………. of going to California before he died, but he didn’t make it. He (see, never) …….. the ocean.
    hocam ilk boşlugu cevap anahtarında ”dreamed” ikinci boşlugu ”never saw” olarak vermişler.
    has dreamed /has never seen olması gerekmez mi?
    teşekkür ederim

    • Merhaba Eda. Buradaki kilit nokta “He didn’t make it” kısmı. Bu kısımdan George’un vefat ettiği anlaşılıyor. Vefat ettiği için de yapmak istediği her şey geçmişte kaldı. Bu nedenle de simple past tense (Dreamed, never saw) kullanılıyor. Artık bu eylemleri yapma şansı yok.

      George yaşıyor olsaydı “He has dreamed of going to California” ve “He has never seen the ocean” diyebilirdin 🙂

  33. Burak bey konu anlatımınız çok iyi, takıldığım tüm konuları mutlaka sizin videolarınız dan izleyerek pekiştiriyorum.
    Teşekkür ederim.

  34. Hocam
    Present Perfect Vs Present Perfect Continuous
    Anlatabilirmisiniz?
    İkisi bende çok karışıyor.

  35. Merhabalar burak bey gramer konularının üstüne dahada yoğunlaşabilirmisiniz acaba mesela 12 tense in hepsini işlemediniz . Sizden ricam simple ve continuous tense ler değilde daha çok perfect ve perfect continuous tenslere önem verirmisiniz ?

  36. On numara beş yıldız anlatım. Herkesin anlayabileceği şekilde böyle basit anlatmak süper. Herkesin yapabileceği şey değil. Perfect tense anlamadığım için bana itici geliyordu. Ama şimdi çözdüm. Harikasınız. 👍👏

  37. Üniversitede hazırlık okuyorum. Kaçırdığım ya da eksik kaldığım konuları buradan rahatlıkla tamamlayabiliyorum. Emeğinize sağlık. Keşke bu kanaldan lise yıllarında haberim olsaymış, şimdi ise herkese öneriyorum. Harikasınız 🙂

Yorum Bırak