Sebep belirtirken kullanman gereken kalıplar (so that, in order to, in case)

Bu dersimizde ingilizce konuşurken ve ingilizce yazışırken sebep belirtmemizi sağlayan 3 kalıp inceleyeceğiz.

Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

İnceleyeceğimiz 3 kalıp;

so that…

in case…

in order to…

Bu üç kalıp da yapılan bir şeyin sebebini belirtir.

So that (eylem belirten cümle): (eylem belirtren cümle) yapabilmek için anlamın gelir.

In case (eylem belirten cümle): (eylem belirten cümle) olması ihtimaline karşılık demek.

In order to (eylem): (eylem) yapabilmek için anlamına gelir.

So that, günlük hayatta daha yaygın kullanılırken, iş ortamında ve yazışmalarda “in order to” daha yaygın olarak kullanılır ve daha resmi bir ifade.

In case ise, yapılan bir eylemin gerçekleşme ihtimali olan başka bir eyleme karşılık olarak yapıldğını anlatır.

Şimdi kalıpları teker teker inceleyelim ve cümleleri nasıl kurabileceğimize bakalım.

So that (eylem belirten cümle): (eylem belirtren cümle) yapabilmek için anlamına gelir.

Geniş zaman veya gelecek zamanda cümleler kurulabilir ve genelde arkasından “can” veya “will” ile kurulmuş bir cümle gelir. “Can”, fiziksel veya mental olarak bir şeyin yapılabildiğini belirten bir modal verb. “Will” ise gelecek zamanda cümleler kurmamızı sağlayan bir yardımcı fiil. Hemen birkaç örnek inceleyelim.

Mesela, “I came so that we can talk” cümlesine bakalım. Burada “I came” yani geldim cümlesi var. So that, niye geldiğimi belirtmeye yarar. Niye gelmişim? “We can talk” konuşabilmemiz için gelmişim. Kısaca bu cümle “Konuşabilmemiz için geldim” demek.

  • He sent the package today so that you will get it before the weekend.
  • Haftasonundan önce alabilmen için paketi bugün gönderdi.
  • I made a few sandwiches so that we won’t get hungry.
  • Acıkmayalım diye birkaç sandviç yaptım.
  • I bought a phone so that we can talk every day.
  • Her gün konuşabilmemiz için bir telefon satın aldım.

In case (eylem belirtne cümle): (eylem belirten cümle) ihtimaline karşılık demek.

Bu kalıbı geçmiş zaman, geniş zaman ve gelecek zaman için kullanabiliyorsun. Bir cümle kurup arkasından in case getirdiğinde, o kurduğun cümledeki eylemi hangi ihtimale karşılık yaptığını belirtmiş oluyorsun.

Geniş zamanda ve gelecek zamanda bir ihtimale karşılık bir eylem yaptığını belirtiyorsan, in case kalıbından sonra present tense kullanabilirsin.

Geçmişte bir eylemi bir ihtimale karşı yaptığını söylemek istiyorsan in case kalbının arkasından past tense içeren bir cümle getirmelisin.

Hemen birkaç örnek inceleyelim böylece ne demeki istediğimi daha iyi gösterebilirim.

  • I took my umbrella in case it rains.
  • Yağmur yağma ihtimaline karşılık şemsiyemi aldım.

I took my umbrella – Şemsiyemi aldım.

in case – hangi ihtimale karşılık şemsiyemi aldığımı belirtmeme yarıyor.

it rains – yağmur yağar.

  • Take your swimming trunks in case we swim.
  • Yüzme ihtimalimize karşılık yüzme şortlarını al.
  • We called you in case you didn’t know the adress.
  • Adresi bilmeme ihtimaline karşı seni aradık.
  • He stayed in case I was scared.
  • Korkmuş olmam ihtimaline karşılık kaldı.

In order to (eylem) – (eylem) yapmak için anlamına gelir ve bu kalıp diğer iki kalıba oranla daha resmi. Özellikle iş ortamında ve yazışmalarda yapılması gereken bir şeyin sebebi belirtilirken bu kalıp kullanılır.

Bu kalıpla cümle kurarken, in order to ifadesinden sonra fiilin ek almamış hali yani infinitive gelir.

Mesela;

  • We need the reports in order to finish the project.
  • Projeyi bitirmek için raporlara ihtiyacımız var.

We need the reports – Raporlara ihtiyacımız var

in order to finish – bitirmek için.

Neyi bitirmek için? – the project yani projeyi bitirmek için.

  • I came to the office in order to talk to you.
  • Seninle konuşmak için ofise geldim.
  • Murat came early in order to help you.
  • Murat sana yardımcı olmak için erken geldi.
  • She runs every day in order to stay fit.
  • Fit kalmak için her gün koşar.

In order to ile ilgili dikkat etmen gereken iki nokta var. İlki, olumsuz cümle kurmak. Bu kalıpla olumsuz cümleler de kurulabiliyor. Bunun için tek yapman gereken şey “in order to” yerine “in order not to” kullanmak.

Mesela;

  • We opened the door quietly in order not to wake anyone up.
  • Kimseyi uyandırmamak için kapıyı sesssizce açtık.
  • He drove fast in order not to be late.
  • Geç kalmamak için hızlı araba sürdü.

İkinci dikkat etmen gereken nokta, bu kalıbın cümle başına da gelebilmesi. Bu durumda yan cümle ile başlanacağı için, yan cümlenin sonunda virgül kullanılır.

Az önceki örnekleri kullanarak daha iyi gösterebilirim.

Mesela “We need the reports in order to finish the project.” cümlesini “In order to finish the project, we need the reports.” şeklinde kurabilirsin.

“I came to the office in order to talk to you.” cümlesini “In order to talk to you, I came to the office.” şeklinde kurabilirsin.

“Murat came early in order to help you.” cümlesini “In order to help you, Murat came early.” şeklinde kurulabilirsin.

Son olarak “She runs every day in order to stay fit.” cümlesi “In order to stay fit, she runs every day.” şeklinde kurulabilir.

Evet harikasın. Artık so that, in case ve in order to kalıplarını biliyorsun, bu kalıplarla nasıl cümle kurulduğunu anladın ve hangi durumlarda hangi kalıbı tercih etmen gerektiğin biliyorsun.

Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

4 Yorum Kendi yorumunu ekle

Yorum Bırak