“Bear in mind” ve “Keep in mind” ne anlama geliyor? (Gerçek hayat örnekleri ile)

Bu haftaki videoda, akılda kalması gerektiği düşünülen bilgileri vermede ya da unutulmaması gereken bir şeyi hatırlatmada yardımcı olan iki yaygın ifade üzerinde duruyorum; Bear in mind ve Keep in mind ifadeleri. Önce bu ifadelerin nasıl ve nerelerde kullanıldığına bakacağız, daha sonra gerçek hayattan örnekler inceleyeceğiz. Böylece videonun sonunda bu ifadelerin nasıl kullanıldığını öğrenmiş olacaksın.

Konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

“Bear in mind” ve “Keep in mind” birbirleri yerine kullanılabilen ve “aklında bulunsun ya da unutma” anlamına gelen iki ifade. “Bear” ve “Keep” kelimeleri, sırasıyla “taşımak” ve “bulundurmak” anlamına geliyor ve aklında bulunması gereken durumları belirtmek için kullanılıyorlar.

Önce ifadelerin nasıl kullanıldıklarını örnekler üzerinden inceleyelim ve ilk örneğimizle başlayalım.

Diyelim ki köpeğine bir hafta boyunca arkadaşın bakacak ve ona “Çikolata yememesi gerektiğini de unutma.” demek istiyorsun. Bu durumda “bear in mind” ya da “keep in mind” kalıplarından yararlanarak “Keep in mind that he shouldn’t eat chocolate.” diyebilirsin. Keep in mind burada “unutma ki” ya da “aklında olsun” anlamına geliyor.

Ya da diyelim ki yeni ev arkadaşın eve taşınıyor ve evle ilgili kuralları anlatırken “Ayakkabıları içeri girmeden çıkardığımızı da unutma.” demek istiyorsun. Bunu “Bear in mind that we take our shoes off at the door.” diyebilirsin. Birkaç örneğe daha bakalım.

  • Keep in mind that we don’t use sugar while we make the cake.
  • Keki yaparken, bizim şeker kullanmadığımızı da unutma.

  • Bearing in mind that we have 7 days off, where should we go?
  • 7 gün iznimiz olduğunu aklımızda tutacak olursak, nereye gitmeliyiz?

  • Bear in mind that I don’t like surprises.
  • Sürprizleri sevmediğimi de unutma.

  • You should keep in mind that this is a high-level class.
  • Bunun, yüksek seviyede bir sınıf olduğunu unutmamalısın.

  • While judging people, bear in mind that they might not live like you do.
  • İnsanları yargılarken, senin yaşadığın gibi yaşamadıklarını unutmamalısın.

  • Keep in mind that she doesn’t like pink.
  • Pembeyi sevmediğini de unutma demek.

Bu iki kalıbın bir diğer önemli kullanımı, cümle ortasında, önemli bir bilgiyi vurgulamak. Bu kullanımda, cümlede verdiğin ek bir bilgi gidişat açısından önemli bir bilgiyse bear in mind veya keep in mind ifadelerini kullanarak bunu belirtebilirsin.

Örneğin, diyelim ki kardeşin ile yaşadığın bir olayı anlatıyorsun ve “Odama girdi, ki ona odama girmemesini söylemiştim, ve çantamı aldı.” şeklinde olay örgüsü içinde, “odaya girmemesini söylemiş olduğun” ek bilgisini vererek önemli olduğunu vurguluyorsun. Bunu “She came into my room, keep in mind that I told her not to, and grabbed my bag.” şeklinde söyleyebilirsin.

Ya da diyelim gece yaşadığın korkunç bir olayı anlatırken “Bir ses duydum, ki bahçe katında yaşıyorum, ve hemen korktum.” demek istedin. Bunu “I heard a sound, bear in mind that I live on the ground floor, and I got scared.” şeklinde söyleyebilirsin. Birkaç örneğe daha bakalım.

  • I was late, and keep in mind that there was traffic.
  • Geç kalmıştım, trafik olduğunu da unutma.

  • She ran, and bear in mind that she was wearing high heels, so she fell.
  • Koştu, ki topuklu ayakkabı giyiyordu, bü yüzden düştü.

  • He called me, and bear in mind that it was midnight, and I didn’t pick up.
  • Beni aradı, ki gece yarısıydı, ve açmadım.

  • She ate the food and got sick. Bear in mind that she is allergic to peanuts.
  • Yemeği yedi ve hastalandı. Fıstığa karşı alerjisi olduğunu da unutma.

Evet, artık bear in mind ve keep in mind ifadelerini nerelerde kullanacağını tam olarak biliyorsun ve sen de artık bu kalıbı kullanmaya hazırsın. 🙂

Unutma, konuyla ilgili PDF dosyasını indirmek için linke tıklayarak e-posta adresini bırakman yeterli. =)

13 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. konudan bağımsız olarak web sayfasında anlattıklarının tamamı , bütün konular tamamiyle ham ingilizce yani değişime uğramamış ingiliz ingilizcesimi.beni aydınlat lütfen.

    • Merhaba Berkay,

      Tam olarak ne demek istediğini anlayamadım :/ Bir örnek verebilir misin?

  2. Yine; örneklerle pekiştirilmiş bilmediğimiz kalıpları öğrettin . Çok güzel bir çalışma olmuş teşekkürler.

  3. ya anlatımının güzelliğini mi söyliyeyim öğretirken ki doğru cümlelerle pekiştiemenimi öveyim bilemedim..teşekkürler..

Yorum Bırak