2021’de Doğal İngilizce Konuşabilmen İçin 28 Kalıp

Bazı cümle kalıplarını günlük hayatta çok sık kullanırız. Bu yazıda ana dili İngilizce olan kişilerin tekrar ve tekrar kullandıkları çok önemli 28 kalıbı öğreneceksin. Bu kalıpların hepsi basit ama ana dili ingilizce olan kişiler tarafından sürekli olarak kullanılıyorlar.

İnceleyeceğimiz ilk kalıplar, merhaba derken kullanabileceğin kalıplar. Hi veya hello dışında yaygın olarak kullanılan birkaç ifade var.


“What’s up?” diyebilirsin. “What’s up?”, “N’aber?” anlamına gelir.
Buna benzeyen bir başka kalıp “What’s new?” Bu da yine aynı anlama gelir.


What’s up?/What’s new? – N’aber?


Sık kullanılan başka bir ifade “What have you been up to lately?”. Bu ifade “Son zamanlarda neler yaptın?” demek. Bunu “nasıl gidiyor?” gibi de düşünebiliz.
Bu kalıp genelde yutularak söylenir. Yani tane tane “what have you been up to lately?” şeklinde değil “whatevyoubennupto lately?” şeklinde söylenir.


“Nasıl gidiyor” derken kullanılan bir ifade daha var. O da “How is it going?” kalıbı. Bu kalıp doğrudan “Nasıl gidiyor?” demek. Yine bu kalıp tane tane “How is it going” şeklinde değil, “howzitgoin” şeklinde söylenir.
Özetle;
What’s up?/What’s new? – N’aber?
What’ve you been up to lately?/How’s it going? – Nasıl gidiyor?

Harika, şimdi “Nasılsın” diyen birine karşılık verirken kullanabileceğimiz temel kalıplara bakalım. Genelde “Fine thanks, and you?” veya “Fine thanks. How are you?” şeklinde kalıplar öğretilir ancak ana dili İngilizce olan kişiler bu kalıpları pek kullanmazlar.


Bunun yerine “iyiyim” demek için kullanabileceğin 4 farklı kalıp göstereceğim.

İlki “I’m great” kalıbı. Bu ifade “Harikayım” demek.
Bir başka yaygın kalıp “I’m doing good” ifadesi. Bunu “İyi gidiyor” gibi düşünebilirsin. Özellikle “How’s it going” veya “What’ve you been up to lately” kalıplarına karşılık bunu kullanabilirsin.
Kullanabileceğin başka bir ifade “Can’t complain” ifadesi. Bu da “Şikayetim yok” gibi bir anlama gelir ve yine iyi olduğunu belirtmeye yarar.

Son olarak, eğer “Pek iyi değilim” demek istersen “Could be better” kalıbını kullanabilirsin. Bu kalıp aslında “I could be better” şeklinklde ancak kısaltılarak “could be better” olarak söylenir ve “daha iyi olabilirdim” demek. Bu ifadeyi kullandığında işlerin tam olarak iyi gitmediğini belirtmiş oluyorsun.
Özetle;
I’m great – Harikayım
I’m doing good – İyi gidiyor
Can’t complain – Şikayetim yok
Could be better – Daha iyi olabilirdim

Şimdi teşekkür ederken kullanabileceğin birkaç kalıba bakalım.
Burada kullanabileceğin 3 yaygın kalıp var. İlki “Thanks a lot”, “Çok teşekkür ederim” gibi bir anlama gelir.
Bunun dışında “Thanks for (şey)” kalıbını kullanabilirsin. Özellikle neye karşılık teşekkür ettiğini belirtmek istiyorsan bu kalıp çok kullanışlı.
Örneğin “Thanks for calling me today” ifadesi “Beni bugün aradığın için teşekkür ederim” demek.
Ya da “Thanks for the flowers” cümlesi “Çiçekler için teşekkür ederim” demek.
Son olarak “I really appreciate…” kalıbı var. Bu ifade “Minnetarım” demek. Özellikle biri sana iltifat ettiğinde ve buna karşılık teşekkür etmek istediğinde “I really aprreciate it” denir.
Örneğin biri sana “I really like you scarf” yani “Atkını çok sevdim” derse buna karşılık “Thank you. I really appreciate it” diyebilirsin.
Özetle;
Thanks a lot – Çok teşekkür ederim
Thank for (şey) – (şey) için teşekkür ederim
I appreciate (şey) – Minnettarım.

Süper. Peki biri sana teşekkür ettiğinde “You’re welcome” dışında kullanabileceğin güzel kalıplar var mı? Cevap evet. Hemen 4 tane çok yaygın kalıba bakalım.
Kullanabileceğin ilk kalıp “Don’t worry about it” kalıbı. Bu ifade “dert etme” demek. Özellikle birine yardım ettiğinde ve sana yardımın karşılığında teşekkür ettiğinde bu kalıbı kullanabilirsin.
Bir başka kalıp “Of course” kalıbı. Bu ifade “Elbette” veya “tabii” demek. Biri sana teşekkür ettiğinde eğer “Her zaman” veya “tabii ki” demek istersen “of course” kalıbını kullanabilirsin.
Bir diğer kalıp “Don’t mention it” ifadesi. Bu ifade “Lafı bile olmaz” anlamına gelir. Mesela biri “Thank you for helping” yani “Yardım ettiğin için teşekkür ederim” derse ve sen de “don’t mention it” dersen “lafı bile olmaz” demiş olursun.
Son olarak, resmi olmayan bir kalıp daha var. “Don’t sweat it (informal)” bu kalıp da “lafı bile olmaz” demek ancak daha samimi bir kalıp olduğu için sadece yakın olduğun kişilerle kullanılır. Örneğin iş ortamı gibi resmi ortamlarda bu kalıp pek kullanılmaz.
Özetle;
Don’t worry about it – Dert etme / kafana takma
Of course – Tabii veya elbette
Don’t mention it – Lafı bile olmaz
Don’t sweat it – Lafı bile olmaz

Sırada fikir sorarken kullanabileceğin kalıplar var. Burada iki yaygın kalıp göstermek istiyorum.
İlk kalıp “What do you think?” kalıbı. Bu “Ne düşünüyorsun?” demek ve karşındaki kişinin fikrini almak için çok kullanışlı.
Fikrini almak istediğin şeyi belirtmek istiyorsan da “about” ile bu cümleyi kurabilirsin
Mesela “What do you think about this dress? – Bu elbise hakında ne düşünüyorsun?” demek.
Kullanabileceğin bir başka kalıp “How does that sound?”. Bu kalıp “Kulağa nasıl geliyor?” gibi bir anlama gelir ve yine karşındaki kişinin fikrini sormak için kullanılır. Özellikle anlattığın bir planla ilgili fikir sormak isterken bu kalıbı kullanabilirin.
Mesela yapacağın bir seyahat planını anlatıp “How does that sound?” dersen, bu planınla ilgili karşındaki kişinin fikrini istemiş olursun.

Peki biriyle hemfikir olduğunu nasıl belirtebilirsin? “I agree” yani “seninle hemfikirim” demek dışında kullanabileceğin 3 yaygın kalıp var.
İlki “That sounds good” kalıbı. Bu kalıbı kullandığında “kulağa iyi geliyor” demiş ve hemfikir olduğunu belirtmiş olursun.
Bunun dışında “I couldn’t agree more” kalıbını da kullanabilirsin. Bu ifade “Sana daha fazla katılamam” demek. Kısaca bu kalıbı “sana tamamen katılıyorum” gibi düşünebilirsin.
Buna benzer bir kalıp daha var. “I agree 100%” Bu kalıp da yine “sana %100 katılıyorum” demek.
Özetle;
What do you think? – Ne düşünüyorsun?
What do you think about (şey)? : “şey” hakkında ne düşünüyorsun?
How does that sound? – Kulağa nasıl geliyor?
That sounds good – Kulağa iyi geliyor
I couldn’t agree more – Sana daha fazla katılamazdım
I agree %100 – Sana %100 katılıyorum

Şimdi bilmediğini belirten kalıplara bakalım. Eğer “bilmiyorum” demek istiyorsan, “I don’t know” dışında kullanabileceğin 2 güzel kalıp var.
“I have no idea – Hiçbir fikrim yok”. Bu kalıbı hiçbir fikrin olmadığında kullanabilirsin.
Eğer bir fikrin var tam emin değilsen “I’m not really sure” yani “pek emin değilim” kalıbını kullanabilirsin.

Az önce hemfikir olduğunu belirten kalıplara bakmıştık. Şimdi hemfikir olmadığını belirten kalıplara bakalım. Bu durumda da kullanabileceğin iki güzel kalıp var.
İlki, bir şeye karşı çıkmak istediğinde kullanılan “That’s not how I see it” kalıbı. Bu kalıp “Bana göre öyle değil” veya “Ben durumu öyle görmüyorum” demek.
Örneğin biri sana bir görüşünü açıkladığında “That’s not how I see it” dersen, bu görüşe kaltılmadığını ve muhtemelen bu görüşe ters bir görüşün olduğnu belirtmiş olursun.
Bunun dışında “I don’t agree” yani “katılmıyorum” veya “I don’t agree with (şey)” yani “(şey) e katılmıyorum” kalıplarını kullanabilirsin.
Özetle;
I have no idea – Hiçbir fikrim yok
I’m not really sure – Pek emin değilim.
That’s not how I see it – Bana göre öyle değil
I don’t agree – Katılmıyorum.

Harikasın. Şimdi davet veya randevulaşma için kullanabileceğin güzel birkaç kalıba bakalım.
Birini bir yere davet etmek istiyorsan veya bir saatte ya da tarihte boş olup olmadığını sormak istiyorsan, kullanabileceğin 3 güzel kalıp var.
İlk kalıbımız “Are you free…” kalıbı. Bu kalıp “boş musun?” veya “serbest misin” anlamına geliyor. Sadece bu şekilde kullanabileceğin gibi, tarih veya saat de belirtebilirsin. Mesela;
Are you free on Sunday? – Pazar günü boş musun?
Are you free at 5 p.m? – Akşam 5’te boş musun?


Kullanabileceğin başka bir kalıp “Are you doing anything (zamanda)” kalıbı.
Mesela “Are you doing anything on Sunday?” , “Pazar günü bir şey yapıyor musun?” demek.
veya “Are you doing anything tomorrow? – Yarın bir şey yapıyor musun?” anlamına geliyor.
Son olarak “Do you want to (do something)” kalıbına bakalım. Bu kalıp “bir şey yapmak istiyor musun?” demek. Genelde

Örneğin;
Do you wanna go outside? – Dışarı çıkmak ister misin?
Do you wanna watch a movie? – Film izlemek ister misin?
Do you wanna play chess? – Satranç oynamak ister misin?
Özetle;
Are you free? – Boş musun?
Are you free (in/on/at zaman)? – (şu zamanda) boş musun?.
Are you doing something? – Bir şey yapıyor musun?
Are you doing something (in/on/at zaman)? – (bir zamanda) bir şey yapıyor Do you want to (do something)? – Bir şey yapmak ister misin?

Son olarak konuşmayı sonlandırmaya bakalım. Konuşmanın sonuna geldiğinde kullanabileceğin birkaç güzel kalıp var.
Burada bilmen gereken en önemli kelimelerden biri “anyway” yani “her neyse” kelimesi. Bu kelime genelde bir geçişi belirtmek için kullanılır.
Mesela “Anyway, it was nice chatting with you. – Her neyse, seninle konuşmak güzeldi.” demek. Bu, konuşmanın sonuna geldiğini belirtmenin güzel bir yolu.
Kullanabileceğin bir başka kalıp “I have to get going”. Bu kalıp, yavaştan gitmem gerekiyor anlamına gelir.
Mesela “Anyway I have to get going. Bye” dersen, “Neyse benim yavaştan gitmem gerekiyor. Göürşürüz” demiş olursun.
Buna benzer bir başka kalıp “I have to run” kalıbı. Bunu da “Kaçmam lazım” gibi düşünebilirsin.
Örneğin “Anyway, I have to run. See you tomorrow” dersen “Neyse benim kaçmam lazım. Yarın görüşürüz” demiş olursun.
Son olarak iki kalıp daha göstermek istiyorum.
İlki “Take care!” kalıbı. Bu kalıp “Kendine iyi bak” demek ve çok yaygın kullanılıyor.
Son kalıbımız da “See you around.” demek. Bu kalıbı da “Görüşürüz” demek için kullanabilirsin. Kalıp zaten “etrafta görüşürüz” demek.
Özetle;
Anyway – Her neyse veya neyse
Anyway, it was nice chatting with you – Her neyse, seninle konuşmak güzeldi
I have to get going – Yavaştan gitmem gerekiyor
I have to run – Kaçmam lazım
Take care – Kendine iyi bak
See you around – Görüşürüz

Evet, harikasın. Artık günlük hayatta önemli durumlarda kullanabileceğin birçok kalıp biliyorsun. Bu kalıpları iyi bir şekilde kullanabildiğinde konuşmaların kulağa çok daha doğal gelecek ve daha akıcı bir şekilde konuşabileceksin.

1 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. günlük konuşma dilinde bu tarz kalıplar çok işe yarıyor, emeğinize sağlık

Yorum Bırak