Dil öğrenmek için 5 teknik

Başkalarının dil öğrenme tecrübelerini dinlemek her zaman ilginç  ve bilgilendirici oluyor. Bu yazıda Sid Efromovich’in deneyimlerini yazacağım.

Bu video onun TED konferansında vermiş olduğu bir konuşma. Hızlı bir şekilde dil öğrenirken edindiği deneyimleri ve bizim de aynısını yapabilmemiz için 5 tane teknik paylaşıyor.

Kendisi 7 dili akıcı bir şekilde konuşabiliyor. Zaten birden fazla dilin konuşulduğu bir evde büyümüş ve 18 yaşına geldiğinde 4 dil biliyormuş.Fakat ondan sonra 3 sene içinde 3 farklı dil öğrenmiş. Karşılaştığı herkes ona bunu nasıl yaptığını soruyormuş. Bu konferansta cevaplıyor.

Konferansı ana parçalara böldüm ve hangi dakikalar arasında ne diyor seninle paylaştım. Yazıyı Sid’in ağzından yazdım  fakat bazı yerlerde ** … ** sembollerini kullanarak kendi yorumlarımı da koydum. Hadi başlayalım!

0.29 – 1.05

Kendisi henüz 18 yaşındayken zaten 4 dil biliyormuş. Bundan sonraki 3 yıl içnde 3 dil daha, akıcı bir şekilde, konuşabilmeyi öğrenmiş. Bu konuşmada da bu 3 sene üzerinde duracak.

Çünkü dil öğrenirken arkadaşlarından ve çevresinden farklı bir şekilde öğrenmiş. Dili asla imkansız ve öğrenilmesi çok zor bir şeymiş gibi görmemiş, asla strese girmemiş ve sürekli eğlenmiş. Böylece kısa bir sürede sıkılmadan dili edinmiş.

1.05 – 1.30

Bu konuşmada bizimle 5 tane dil öğrenme tekniği paylaşacak.

2.00 – 3.05

Birinci teknik – Hata yap

İlk ve en önemli kural hata yapmak. Bir dili bildiğimiz zaman kafamızda bir dizi ses ve yapı olur ama aynı zamanda hiç bilmediğimiz ve duymadığımız yapılar ve sesler de var. Ve bilmediğimiz bir kelimeyi/sesi ilk defa söylediğimiz zaman, o kelimeyi doğru söyleyip söylemediğimizi bilme imkanımız yok.

Kelimeyi mükemmel bir telaffuzla söylesek bile bize hep yanlışmış gibi gelecektir.

3.05 – 3.25

Emin olmadığın birşey söylediğinde seni strese sokan, mideni bulandıran ve kendini güvensiz hissettiğin duyguyu yaşadığın zaman mutlu ol. Çünkü bu, daha önce yapmadığın birşeyi denediğinin ve mevcut bilginden çıkarak ilerlediğinin göstergesidir.

3.25 – 4.36

** Sid Efromovich burada ispanyolca kullanarak örnek veriyor. **

Örneğin “Puerta” kelimesindeki “R” sesi İngilizce’de yok, bu yüzden yeni başlandığında İngilizce’de bu sese en yakın sesin seçilip gerçek sesin yerine seçilen ses kullanılıyor.

** Benzer bir durum Türkçe konuşanlar için de var. Örneğin “Th” sesi bizde olmadığı için genelde en yakın ses olan “D” ve “T” harfleri kullanılıyor. **

İnsanların bu durumdan ancak bolca hata yaparak kurtulabilirler.

4.36 – 8.30

Yeni bir dil öğrendiğimiz zaman, bunu kendi bildiğimiz dilin filtersinden geçirerek kullanmaya çalışıyoruz ve bu da bize çoğu zaman yanlış sonuçlar veriyor. Bu her dil için geçerlidir.

Örneğin İngilzice’yi yeni öğrenen birine “though” kelimesiyle “thought” kelimesinin biribirinden tamamen farklı bir şekilde telaffuz edildiğini ve aralarında hiçbir bağlantı olmadığını anlatmak zordur.

Bir dili yeni öğrenirken sadece o dilin alfabesini kullanmanın bir mantığı yoktur ve çoğu zaman bize yanlış sonuç verecektir.

İkinci teknik – Yabancı dilin alfabesini kullanma.

Örneğin Portekizce’de “Real” kelimesi “heau” şeklinde okunuyor. Bunun mutlaka bilinmesi lazım çünkü bu kelime İngilizce okunuşuyla söylenirse hiçbir anlam ifade etmiyor.

O yüzden kendi alfabemizi kullanarak bu kelimeleri öğrenmek bize bu kelimelerle ilgili çok daha fazla bilgi verecektir.

** Aynı şey Türkçe ve İngilizce için de geçerli. Bildiğimiz kurallara uymayabilecek çok kelime ver. Mesela “heard” kelimesinin telaffuzu “beard” kelimesinden tamamen farklıyken, “bird” kelimesiyle benzerdir. Bu yüzden kelime öğrenirken kendi alfabemizi kullanıp kelimelerin okunuşunu yazarak çalışmamız iyi olabilir. **

8.30 – 9.21

Sırada 3. teknik var – Detaycı birini bul.

Yaptığın hataları kaçırmayacak, seni düzeltecek ve seni bu hataları yapman için cesaretlendirecek birini bulmalısın.

Bu öğretmenin olabilir, arkadaşın olabilir veya skypetan konuştuğun biri olabilir, hiç farketmez.

9.21 – 11.22

Dördüncü teknik – Alıştırma yapmak

** Burada Sid “duş muhabbeti” diye bir şeyden bahsediyor. Her duşa giriğinde birkaç dakika fazla kalıp öğrenmeye çalıştığı dilde kendi kendine konuşurmuş.**

Duş muhabbeti konuşmanın iki tarafını da çalışmanı sağlıyor. Mesela kendi kendine hem yol sorabilirsin hem de o yolu tarif edebilirsin. Ya da kendi kendine pazarlık yapıp konuşmanın iki tarafını da çalışabilirsin.

** İngilizce konuşmak için illa karşında biri olmasına gereke yok. Kendi kendine de konuşabilirsin ve daha önceki bir mailimde söylediğim gibi bu yöntemin faydası araştırmalar tarafından kanıtlanmıştır. **

Bunu sadece duş alırken değil her yerde yapabilirsin. Metroda, sokakta, her yerde.

Bu yöntemi profesyonel atletler bile kullanıyor. Örneğim Michael Phelps her yarışında suya atlamadan önce yarışı kazandığını kafasında tekrar tekrar canlandırıyor. İşine yarıyormuş gibi gözüküyor.

Bütün bunları yaptıktan sonra sırada dili kullanmak var.

11.22 – 13.22

5. teknik – Konuşma arkadaşı bul

Ben “buddy” formülünü öneriyorum. Kısaca öğrenmeye çalıştığın dili düzenli olarak kullanabileceğin bir arkadaş edin. Genelde senin öğrenmeye çalıştığın dil ikinizin en ortak dili olmalı. Nedir bu?

Diyelim sen Brezilyalı biriyle tanıştın ve Portekizce bilmiyorsun ve tanıştığın kişi de Türkçe bilmiyor. Ortak diliniz, ikiniz de az bilseniz bile, İngilizce olacaktır.  ** Gayet doğal bir durum**

Ama sadece bu olmak zorunda da değil. Sürekli beraber konuştuğunuz dil en “gizli” dil de olabilir. Diyelim ikiniz de iyi Türkçe biliyorsunuz ve orta düzeyde İngilizce biliyorsunuz. Etrafın konuştuğunuzu anlamaması için ve “özel” bir konuşma yapmak için İngilizce konuşabilirsiniz.

** Tecrübelerimden bunun çok doğru olduğunu söyleyebilirim. Mesela yurt dışını çıktığımda kendim dahil herkes İngilizce bilmesine rağmen Türkçe konuşmak son derece eğlenceli oluyor. Tam tersine Türkiye’de İngilizce konuşmak eğlenceli oluyor. İlginç bir piskoloji. **

13.22 – 14.50

Evet son olarak 5 tekniği tekrar gözden geçirelim.

1) Hata yap

Hata yapmak dil öğrenirken son derece önemli ve  kendini bir cümle kurarken rahat hissetmediğinde ve emin olmadığında ilerliyorsun anlamına geliyor. O yüzden hata yap!

2) Yabancı dilin alfabesini boşver

Eğer dili yeni öğreniyorsan, yeni öğrendiğin kelimelerin yazılışları ve telaffuzları seni yanıltabilir. O yüzden öğrendiğin dilin alfabesine güvenme. Mutlaka öğrendiklerinle ilgili sana daha fazla bilgi verebilecek metodlar kullan ( kendi alfabeni kullan ).

3) Detaycı birini bul

Sana yardım edebilecek, hatalarını düzeltebilecek ve seni daha fazla hata yapmak için teşvik edebilecek birini bul.

4) Pratik/Alıştırma yap

Her boş oluğunda kendi kendine öğrenmiş olduğun kelimelerin pratiğini yap. Bu hem bilmediğin kelimeleri keşfetmen açsısından hem de konuşma akıcılığını arttırman açısından iyi olacaktır.

5) Konuşma partneri bul

Düzenli olarak konuşabileceğin bir konuşma partneri bulup kendine olan güvenini ve konuşma akıcılığını arttır.

Evet konferansın sonunda geldik. Bu yöntemleri kendin de kullanıp İngilizce öğrenme sürecini kısaltabilirsin! Haftaya görüşürüz.

10 Yorum Kendi yorumunu ekle

  1. Ben bir yıldır italya’dayım ve İtalyanca öğreniyorum . Anlıyorum ve bazi şeyleri bildiğim halde konuşmaya çekiniyorum ve bunu yenemiyorum

    • Cesur olun yürekli olun hata yapma payınızı arttırın. En basit günlük konuşmalarla işe başlayın. Kalıplardan kaçın. Kendinize hoşgörülü olun ve hatalarınızı affedin.Çocukluğunuzda yaptığınız hataları hatırlayın. Kendinizi affedin hatalarınızı arttırın. Kendinizle gurur duyun. Başarılar elde edin ve onlarla çok öğünün. Ve asla vazgeçmeyin. Düşseniz de kalksanız da asla vazgeçmeyin. Bu sözleri Size hayatta bir çok şeyi başarmış bir kişi olarak yazdım. Bir de kişisel gelişime ve özgüveninizi artırıcı deneyimlere öncelik verin. Kendinişze farklı bakış açıları kazandırmaya çalışın.

  2. Hocam iyi günler ingilizce eş anlamlı kelimelere nasıl çalışmam lazım. Aynı anlama gelen 20-25 tane yakın anlam kelime mevcut ve bunları nasıl akılda tutabilirim. Nasıl bir çalışma yöntemi kullanmalıyım??? Soruma cevap verirseniz memnun kalırım iyi günler …

  3. anlatmakta kullanırken zaten karşındaki seni anlayacaktır cevap verirke ise mimik hareketinden anlayabilirsin zaten bir iki pratikten sonra dağru anlamı yakalamış olma ihtimalin yüksek

  4. Merhaba hocam ben turkiyede yasiyordum ama artik isvecte yasayacagim bi kac ay oldu geleli ve ingilizcemde yok okula baslayacak cesareti kendimde bulamiyorum cunku dersler hem isvecce anlatilio haliyle hemde ingilizcem yok ne yapamaliym bilemiyorum yardimci olursaniz sevinirim

    • İngilizce kelime ezberlemeni oneririm. Derdini anlatacak kadar fiil ve kelime ezberlemelisn ilkonce. (Dogru telaffuz ederek)Bir ingilizce ogretmeni olarak en kestirme yolun simdilik bu oldugunu dusunuyorum.

  5. İki ay sonra sınavım var ve ben bu İngilizce işini aşamıyorum . Ne yapmalıyım . O işi gerçekten çok istiyorum ama işte İngilizce istiyor . Bana yol gösterin lütfen

    • Ben 11 yaşındayım korece öğrenmeye çalışıyorum yeni aşmadım umarım başarabilirim.Verdiğiniz bilgiler için teşekürler.Sizce ne zamana kadar öğrenebilirim.

Yorum Bırak